13 Temmuz 2014 Pazar

Christian Dior - Dior Homme (Vintage)

     Notalarda yazılı olanları açılışta hissetmek zor. Hani eskiden manifaturacılar vardı. Dükkandan içeri girdiğinizde burnunuza gelen o değişik rutubetli kumaş kokusu. Biraz şeker eklenmiş buna. Hepsi bu!
     Orta notalara gelindiğinde ıslak kakaoyu almamak mümkün mü? Çok hafif kahve, daha çok kakao zerrecikleriyle ortadan ikiye ayrılan yumuşak bir tiramisu bu!
     Sonlara gelindiğinde Dior Homme - Intense'e benzedi. Halefi Dior Homme'un formül değişikliğine uğramamış halini kokluyorum. Birbirlerine çok yakınlar. Bu parfümde ezik ruj kokusu daha az yerleştirilmiş. Ben yenisini tercih ederim ama bu sürümünün de bir çok hayranı var.
     Dondurmacı: Güneş ufukta kızıl gökyüzüyle öpüşmeye yakın köşeden çıkagelirdi. Beyaz olmayı hiç başaramamış, kir rengi koyu griye çalan, tekerleğinin biri eğri, sudan geçtiğinde yerlere sekiz çizen, zamanla yıpranıp kazınmış boyasının her noktasında anıların saklı olduğu, dört tekerlekli, şemsiyeli arabasıyla mahallemize gelen o metin dondurmacı. Beyaz önlüklü, elli yaşlarında Ahmet Turgutlu edalarında bir adam. 
     Bazı meslek kesimleri beyazdan geçemez. Saflığın ve temizliğin sembolüdür bu renk. Hadi ama! O beyaz önlüğü bu bilinçle giymediğin o kadar belli ki...
     Az param var. O yaşında adam tecrübesini test etmiş bir çocuğum ben. Ne sütünden yapıldığına emin olamadığımız, belki dolabında eriyip donduğu için ısırdığımızda dişlerimizi buzların çizdiği, mahallenin delisinin bir kerede midesine inen o soğuk kütle! Daha güzel dondurmalar yiyorum artık. Ama hiçbirini sevmiyorum...
     Dondurmacımız türlü renk cümbüşüne karışmış, tatlı bulanık su içinde yüzen dondurma kaşığını "baba eli" kavrayışıyla bardaktan sallayarak ustaca bir bilek hareketiyle çıkarıyor. Yuvarlak, kaldırıldığında bakır çaydanlık sesi çıkaran kapağı hafif yana sürüyor. Sütlü bu. Daldırdı. Çıkardı. İnce, ya çok gevrek, ya çok nemli olmaktan kırılan, dibinde her zaman ne olduğunu çözemediğim siyah taneler olan, o bayağı külaha koyduğu dondurmaya baş parmağıyla şekil veriyor. Kapattı. Bir kapak daha açtı. Çikolatalı bölüm bu. İçinden çıkan soğuk havanın atmosferde çiy tanelerine dönüşmesi çarpıcı. Kafamı uzatıyorum. Dirseklerim dondurma dolabında, ayaklarım dizlerimden kırık, topuklar arkamda, burnum kokuda. İşte bu!..

Pozitif:
1) Parfüm: "İstendiğinde dengeli kakao kullanımıyla harikalar yaratılır. Tatlı koku yalnızca yanık şekerden ibaret değil." diyerek göz dolduruyor.

Negatif:
1) Fark edilme tende oldukça düşük kaldı.

Notalar:
Üst: Bergamot, Lavanta, Ada çayı.
Kalp: Amber, İris çiçeği, Kakao, Kakule.
Baz: Deri, Paçuli, Vetiver.
Tip: Gurme, Pudralı, Tatlı, Odunsu.
Cinsi: Maskülen
Üretim: Eski Formül, Sınırlı Sayıda
Çıkış Yılı: 2005

Koku rengi: Karamel
Referans: Çikolatalı Buz
Konsantrasyon: Eau de Toilette
Parfümör: Olivier Polge
Doktrin: "Mutluluk yaşanan değil, hatırlanan bir şeydir." - Oscar Levant
Courage to tell a lie

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder