3 Temmuz 2014 Perşembe

Maison Francis Kurkdjian – Apom Pour Homme

      Oldukça çiçeksi bir açılış. Şimdiye dek bu kadar güzel portakal çiçeği koklamadım. Sabunsu parfümleri sevmiyorum ama bundan sonra bu kadar güzel bir sabunsu parfüm koklayabileceğimi de sanmıyorum. Bence çok kadınsı. Tamam çok maskülen olmasını beklemezdim ama bu kadar feminen de, benim tarzıma uygun değil. Parfümün kalıcılığı ve fark edilirliği oldukça yüksek. Vanilya ve şekerli kokulardan olmayıp, bu kalıcılığı başarmak
Francis Kürkçüyan'ın ustalığı olsa gerek. Bununla birlikte ustanın tüm parfümleri aynı derecede kalıcı. 
     Orta notalara gelindiğinde inatçı bir sabunsuluk devam ediyor. Parfüm genel anlamıyla bir çok kişinin sevebileceği yapıda. Ylang ylang hafif kullanılmış. Kimyon kokusu alıyorum. Kürkçüyan'ın niş parfüm serilerinde sık kullandığı bir element bu. Bu parfüm MFK - Lumiere Noire Pour Homme'a oldukça benzerlikler gösteriyor. Onda da kimyon kullanımı yukarı seviyedeydi. Belki biraz elementleri değiştirilmiş ama benzer ürünlerle harmanlanmış.
     Sonlara gelindiğinde sabun etkisi hala devam ediyor fakat inanılmaz güzel!.. Yalnız her zaman demişimdir: Bir parfümün en değerli yeri kalp notasıdır. O parfüm ki kalp notasında güzel değilse hiçbir zaman sizinle olmamıştır. Parfümde bir koku var çıkaramadığım...
     Tükürük: İlkokul sıraları. Kalem kaymasın diye sıraların üstüne yakın yerine oyulan o yivlere elimi sürmek hep hoş olmuştur. Yağlı kir kokan, vidaları gevşek, kararmış, üzerinde kurşun kalemle yazılı kopyalar ve kalemtıraş bıçağı ile kazınmış aşk ilanları. Silgi kokusu. Suluk kokusu. Boynundan aşağı göz süzen birisinin her gün yediklerinden oluşan kurumuş izlerden bugün menüde ne olduğunu kestirebileceği önlük kokusu. 
     Bu arada üç kişi tükürük savaşına tutuşmuş. Birbirlerine ağız dolusu tükürüyorlar. Oksijen borçlanmasından oluşan göz kararmalarına aldırmadan. Kimisi ağız dolusu kalın ve kısa, kimisi de çok daha az pulverize bir püskürteçten dağılır gibi. Birden... Öğretmen geldi sınıfa. Olanların tümünü görüp, "görmedim" rolünü deneyimli bir tiyatrocu edasıyla oynayarak masasındaki yerini alıyor.
     Ders boyunca burnuma tuhaf bir koku geliyor. Bozuk lapa makarna gibi. Dişlerinin arasında kalan bir eti çıkarıp kimseye göstermeden içgüdüsel bir hayvansı tavırla utanarak koklaman gibi; değişik, farklı bir koku. Pityalin enzimiyle karışık, bakteri bombası. Koku yakandan geliyor. Arkadaşlarından birinin marifeti bu! Kavgaya seni de dahil etmişler. Bir ilmeği bol olduğu için durmadan gevşeyip çıkan yakanı tamamen açıyorsun. İntikam soğuk yenen bir yemek, kısık gözlerle, kafanı bir aşağı-bir yukarı yavaşça sallayarak bunu yapanı arıyorsun. Bu arada zil çalıyor bu dersin sonu. Sense kaldın sınıfta, yakanda tükürük kokusu!

Pozitif:
1) Çiçeksi notalarla yumuşaklık, kimyon ve sedir ile sertlik. Kurkdjian dengeli karmayla burnumuzu okşuyor.

Negatif:
1) Parfümün ara sıra kaybolan sabunsuluğu ortaya çıktığında da gereğinden uzun sürüyor.
2) Fark edilme çok zayıf kaldı.

Notalar:
Üst: Portakal çiçeği. 
Kalp: Ylang ylang, Sedir ağacı.
Baz: Sandal ağacı, Amber.
Tip: Çiçeksi, Tatlı, Odunsu.
Cinsi: Maskülen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2009

Koku rengi: Açık Sarı
Referans: Tatlı Tükürük
Konsantrasyon: Eau de Parfum
Parfümör: Francis Kurkdjian
Doktrin: "Ortaokuldayken bir arkadaşımla tartışmaya girdim. Haklı olduğuma emindim. Öğretmenimiz iyi bir ders vermek için bizi tüm sınıfın önüne çıkardı ve arkadaşımı masanın bir tarafına, beni de diğer tarafına yerleştirdi. Masanın ortasında yuvarlak ve siyah bir nesne vardı. Öğretmen diğer çocuğa nesnenin rengini sordu. Çocuk ‘beyaz’ diye yanıtladı. Söylediğine inanamadım çünkü nesne siyahtı! Yeniden tartışmaya başladık, bu sefer de nesnenin rengi hakkında! Öğretmen bu kez beni çocuğun yerine, onu da benim yerime geçirdi ve bu kez nesnenin rengini bana sordu. ‘Beyaz’ yanıtını vermek zorundaydım, çünkü belli ki nesnenin bir tarafı beyaz, diğer tarafı ise siyahtı. Öğretmenimiz o gün bana çok güzel bir ders verdi : Karşımdaki kişinin bakış açısını anlamak için kendimi onun yerine koymam gerekiyordu." - Judie Paxton
Okulu Asardım

1 yorum:

  1. Canım bir köşeye geçip bir şeyler okumak istediği zaman geriye dönük tüm hikayeleri yavaş yavaş okuyorum burada... En sevdiğim kalın bir romanın hep aynı çekim gücüyle okuduğum hazzının tıpkısını burada da duyuyorum çünkü. Bu hikaye de siyah-beyaz fonlu, 'aa ilkokul anılarım!..' dedirten kısa film gibi sanki... Bu anıların kokularla birbirine bağlanışı ve aktarma yetisi de ustalıkla tamamlanmış.  Böylelikle kokulara dokunabiliyorsun; okuyunca hayalinde sahneleşebiliyorlar, kesinlikle... O kadar derinden ve gerçekçi ki üst üste okuttu kendisini... Bu usta anlatım için yürekten teşekkürler. Ayrıca sabunsu kokuları sevdiğim ve bu kadar güzel yorumlandığı için bu parfümü çok merak ettim, en kısa zamanda denemeliyim.

    YanıtlaSil