2 Temmuz 2014 Çarşamba

Michael Kors - Michael For Men

     Sert bir açılış oldu. Yıldız anason en belirginlerden. Bu haliyle sert erkek parfümlerinden birisi gibi duruyor. Burun yakan bir yapısı var, yapışkan bir yanı. Islak, yanık odunumsu bir tütsü alttan çıkmak istiyor.
     Orta notalara gelindiğinde koku güzel bir hava kazandı. Aslında bu tam da 2 saat sonra ortaya çıktı. Pipo ve süet mükemmel kullanılmış. Tütsü de var ama bir çok parfümdeki
bilinenin aksine burun yakmayan, nefes boğmayan yapıda. Ortaları harika. Sert ve erkeksi. Çok saldırgan durmuyor ama yaklaşana da "ben buradayım!" diyebilir.
     Sonlara gelindiğinde koku biraz tütün kolonyası kıvamına kaçtı. En güzel hali orta notalarıydı. Siyah erik ve kuru meyveler ilginç. Sonlarını çok beğendiğimi söyleyemem. Fakat bizimle en uzun süre kalan orta notaları bile bu parfümü alınmaya değer kılıyor. Biterken anason ve tonka fasulyesi etkili.

     Kahve: Gözler yumuk, çocukluk zamanlarına bir yolculuk. İlkokul çantanla koşa koşa eve geldin. Baban evde yok! Ders programı yapmaya üşendiğinden haftanın tüm derslerinin kitap-defterleriyle dolup taşan fermuarı patlak çantanı koridorun bir ucundan diğer ucuna kadar aralıktaki yamalı yolluğunun üstünden kaydırarak fırlattın. Uçarak kahveye koştun.
     Yokuştan aşağı koşarken rüzgar saçlarına vuruyor. Ara sıra çukurlardan zıplarken kendini uçar gibi hissediyorsun.
     Kalabalık, sıcak. Babanı arkadaşlarıyla tavla oynarken yakaladın. Yanına vardığında oyunun  heyecanıyla sana sarılmayı unuttu... Olsun. Kahveciye bakıyorsun.. Mavi önlüklü, kulağında kalem, elinde saman kağıdından metal kıskaçlı bir defter. "Nasıl olsa babam ödeyecek" diye içinden geçirerek, babanın sana verdiği güven duygusuyla bir Huzur gazozu söylüyorsun.
     Gözlerin etrafta. Cin gibisin. Birilerinin yanağından makas alıp "Bu senin çocuk mu?" diyerek babana takılmasını umuyorsun. Şımartılmak senin tıynetinde var.
     Rutubet emerek kirden kararmış eski duvarlar. Duvarda iliştirilmiş olan vidaları gevşek, nemden tahtalarının bazı yerlerinden odun damarları fışkırmış tereğe gözün ilişti. Üzerinde camı çatlak ve buğulu, bir kısmını toz kütlesinin kapladığı, kanal grafiği okunmayan eski radyo. Saat başı haberleri. Haber spikeri o kadar saygılı ki, kahvedeki sinkaf küfürlerin sahiplerinin bundan ders almadıklarına hayıflanıyorsun.
     Nargile, sigara, tabaka tütün. Filtresiz Birinci ve Maltepe yılları... Tekel'in hükümranlık günleri, henüz ecnebi sigaralar düşmemiş ayağa. Kısa Samsun içmekten bıyıkları sararmış, İhsan Yüce modeli adamlar eksik dişleriyle okey taşlarını ıstakaya vuruyor. Tüm ezilmişliklerinin acısını sonlandıran bir tuşa hınçla basar gibi.
     Kahve: Hayatlarında sahte okey bile olamamış insanların kendilerini çift okey zannettikleri yerdir. Yalnızca oyunlarında başarılarıyla adam olur onlar. Oysa "Oyunun sonu oyundan öncedir." - Sepp Herberger. Yani en azından sana göre öyledir!
     Parfüm yok! Tek marka ucuz kolonyalı, tıraş losyonlu adamlar. Türk kahvesinin yanık, kül rengi kokusu. Ters çevrilmiş kahve fincanı göremedin. Kadınlar Matinesi mi lan burası?
     İyi markaların porselenlerinin de bulunduğu fakat buradaki çay bardaklarının altındaki plastik çay tabağında erimiş, ıslanmış, esmer şekere kaçan çay rengine dönüşmüş beyaz şekerler. Kırılgan, beli ince bardağa çarpan çay kaşığı sesleri. Doğadaki her sesin aynı zamanda bir notaya eş olması. Şu anda tek düşündüğün yanındaki adamın çay kaşığından çıkan sesin hangi notaya denk geldiği. Karıştırdı, kaşığı diliyle emdi, tabağın yanına yapış yapış muşamba masaya bıraktı. Eski kokan, tütün kokan deri montuyla sigara kokulu gergin parmaklarıyla bardağı kavrayarak çayını höpürdetti. Bırakır gibi yaptı, havada geri çekti bir daha. İşte o an havaya yayılan dumanlı, kesif koku. Elinde şişe gazozunla tahta sandalyede oturan çocuksun sen!

Pozitif:
1) Tütünün kimi zaman anasonla ve meyvelerle yumuşatılmış feminen hali, kimi zaman da tütsü ve paçuliyle sertleştirilmiş erkeksi hali; bizi tütüne doyuruyor.

Negatif:
1) Açılışı basit piyasa parfümlerini andırdı bana. Bu da "elementler kaliteli kullanılmadı mı?" sorusunu akla getiriyor.
2) Uzun süreli kullanımda kalıcılık zayıf kalıyor.
Notalar:
Üst: Bergamot, Elemi reçine, Tarhun, Kakule, Kişniş, Yıldız anason, Kekik.
Kalp: Pipo tütünü, Tütsü, Süet. 
Baz: Siyah erik, Kuru meyve, Paçuli, Sandal ağacı.
Tip: Deri, Dumanlı, Baharatlı, Tatlı, Odunsu.
Cinsi: Maskülen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2001

Koku rengi: Taba
Referans: Tatlı Tütün
Konsantrasyon: Eau de Toilette
Parfümör: Harry Fremont
Doktrin: "Nasıl geri dönüleceğini bilmiyorsan sakın kaybolma." - Salman Rushdie

2 yorum:

  1. kahvenin bir köşesinde tahta sandalyede, gazozunla oturarak izlemek o insanları. duman altında, önemli bir iş yapıyor edası ile asık suratlar, dudak aralığında yanan sigaralar. "söyle ne içmek istersin? birazdan bitecek zaten oyun" diye söylenen ve sonu gelmeyen okeyler. "senin çocuk mu?" sorusunun yanında bir de "başka birşey içmek ister misin? çekinme, o da bilmem kim amcandan" söylemleri. hikâyeyi okuduğumda bir anda çocukluğumda buldum kendimi. herkes aynı şeyi yaşar mı? bilinmez.. ama benim çocukluğumun hatırlamak istemediği, bilinçaltına gönderdiği zamanları yeniden ortaya çıkarabilecek kadar da başarılı bir hikâye olduğu kesin.

    YanıtlaSil
  2. Oh! Çok başarılı bir hikayeymiş, betimlemelerin eksiksiz. Dahasını da okumak için acilen zaman yaratmalıyım!

    YanıtlaSil