5 Ağustos 2014 Salı

Hermes - Terre d`Hermes Parfum

     Yağmur sonrası toprak yollarda oluşan çukurlardaki o sütlü kahve rengindeki hoş sıvıyı avuçlarınıza alarak orta boy tencereyi yarısına doldurun. İçine bir kaşık tuzlu deniz suyu dökün. Ardından erişkin, olgunluğa doymuş tatlı portakalı ikiye yarın ve o ıslak toprağa bastırarak elinizle sağa sola çevirin. Sonra onu da tencereye koyun. Bunların içine vanilya, ama çook yumuşak vanilya, hani dondurmadaki vanilya kokusu kadar hafif vanilyadan 1 ml.
kadar damlatın. Bu arada tencere kısık ateşte hafif hafif kaynasın. Buhar vermeye başladığı zaman burnunuzu tencere üstüne uzatarak koklayın. İşte parfüm böyle açılıyor bende! 
     Orta notalara gelindiğinde koku çok yumuşak bir renge büründü. Açılıştaki agresifliği geri planda, bence iyi de oldu. Çok sıktığınızda ilk açılışta rahatsız edici olabilir. Çünkü bu bir edp. Parfüme hala yağmur sonrası toprak kokusu hakim. Bir çok yerde orta notalarda çakmak taşı geçiyor. Evet! Tamam ama bu koku notalara yazılmasaydı kimse koklarken bu kokuyu aldığından söz etmeyecekti. Çünkü o sıradışı bir nota ki "şıp" diye tutturmak imkansız. Yalnız notalarda okuduktan sonra gerçekten gözlerinizi kapatıp hayal ettiğinizde, baş parmağınızla bastırarak kuvvetle çevirdiğiniz çarkın, çakmak taşına sürttükten sonra havada savurduğu yıldızlar saçan kıvılcımlara yüzünüzü uzattığınızda burnunuzda yaratacağı uyuşturucu etkiye benziyor. 
     Sonlara gelindiğinde pembe greyfurt pulpu ve kabuğu kokuyor. Parfümün içeriğinde benzoin var. Benzoin: Aselbent ağacından elde edilen bir reçinedir. Kokularda dengeleyici olarak kullanılır. Sonları gerçekten dengeli ve oturaklı. Tene yakın kalmaya başladı. Kalıcılığı üst ve kalp notasında 'çok çok iyi'yken sonlarda ancak "iyi" diye nitelendirilir. Koku her mevsim kullanılabilir. Sıcak yaz günlerinde üç, dört "fıs" yeterli olacaktır. İlk sıkıldığında bir saat içinde kimseyle yakınlaşmayacaksanız birkaç kere daha sıkabilirsiniz. Parfüm tatlı-ekşi yapısıyla gece kullanımına tuhaf kaçabilir. Aslında zor bir koku Terre d`Hermes. Çünkü diğer birçok kokudan farklı. İlk kullandığınızda "Şişesini boşuna satın aldım." diyeceğiniz; kullandıkça vazgeçemeyeceğiniz cinsten bir koku. Kendim 200 ml. şişesini çok severek kullanıyorum. Özellikle hafif yağmur yağan günlere ya da havanın kapalı olduğu ama yağmurun bir türlü yağamadığı, sanki o gün güneş erken batacakmış gibi gökkubbeyi gri-lacivert bulutların boyadığı günlere çok yakışacaktır.
     Parfümün tasarımcısı Jean-Claude Ellena. Parfüm camiasının en minimalist tasarımcısı olarak kendini şu sözlerle anlatıyor: "Dünyadaki bir çok ünlü parfümör 1000'e yakın elementle koku yaratıyor. Çok malzeme kullanmak beni korkutuyor. Ben kokularımı en fazla 200 element kullanarak yaratıyorum." 
Pozitif:
1) Bu kadar az elementle harikalar başaran Jean-Claude Ellena sıkı ders veriyor.
2) Doğada referansı olmayan "Ise E Super" molekülüyle laboratuvarda yaratılan toprak kokusunu en iyi veren parfümlerdendir kendileri.

Negatif:
1) Çok farklı bir koku da olsa; kalıcı ve saldırganlığı sayesinde gece ortamlarda başkasından duyabileceğin bu kokunun rüzgarına kafanı çevirmen işten değil!..
Notalar:
Üst: Greyfurt, Portakal.
Kalp: Çakmak taşı.
Baz: Odunsu notalar, Benzoin, Meşe yosunu.
Tip: Narenciye, Baharatlı, Tatlı, Odunsu, Topraksı.
Cinsi: Maskülen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2009

Koku rengi: Çamur
Referans: Topraklı Tatlı Portakal
Konsantrasyon: Eau de Parfum
Parfümör: Jean-Claude Ellena
Doktrin: "Karanlıktan korkan çocuk ve aydınlıktan korkan yetişkin. Acaba hangisi daha aptal?" - M.Freehill

4 yorum:

  1. İyisiyle kötüsüyle her parfüm bir "parfüm" sıfatını alıyor elbette fakat kullanabilirliği yüksek olan dolayısıyla kaliteli bir parfümü kullanmak da gönül rahatlığı sağlayabiliyor. Hermes de bu tip bir parfüm, parfümden de daha bi parfüm, gerçek!.. İçeriğinde doğada referansı bulunmayan element ve çakmak taşı gibi sıradışı bir element içermesi ne denli kaliteli bi parfüm olduğuna bile bir nebze kanıt sağlıyor. Odunsu kokular ve turunçgiller temalı bir parfümün güzel koku doğurduğunu düşünüyordum bir de değişik elementlerle ve hepsinin kendisini sırasıyla göstermesi parfümü daha da ileri seviyeye taşıdığını düşündürdü bende. Bu yorumda da parfümünün içeriği hakkında her noktasına değinilmiş ki bu da sıradışı bir parfüme olan tereddütü azaltarak, olması gerektiği ilgiyi arttırmış duruyor.

    YanıtlaSil
  2. açılışta portakal, sonra hızlıca çakmak taşı ve biber kokusu. portakal buğulu. Koku çok özgün. çok kendinden emin bir havası var. kalıcılık çok uzun sürdü bende. belki çakmak taşının sivri halinden öyle hissediyorum. gerçekten çakmak taşı denmese baharatların arasında çıkaramadığım bir koku olduğunu düşünürdüm. ama sonradan hafızamda o kokuyu birebir eşleştirdim. odunsuluk ve hafif rutubetli tatlılık parfümü daha da ilginç yapıyor. tam bu mevsimin kokusu. herkesin seveceği koku değil. özgünlük de bunu getirmez mi zaten..

    YanıtlaSil
  3. İlk çekici gelen yanı Hermes idi.Sayısız yazıda övüldüğünü görünce vazgeçme isteği doğurmuştu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiki burnumla incelesem 3 ya da 4* verirdim.

      Sil