21 Aralık 2014 Pazar

Emporio Armani - Diamonds

     Mango meyvesi arkasına saklanmış çiçekler ilk burna çarpan... Sümbül. Kabuğu soyulmuş kakule. Dişi bir menekşe. Mango meyvesi dışında alttan gelen bir tatlılık var çıkaramadığım... Pembe biber taneleri. Safranı andıran yenibaharımsı karışık kokular. Malta benzeyen buğdayımsı tatlı bir tat. Bergamot. Portakal çiçeği (neroli) ile bende açılış tamamlanıyor. İlk on dakikası fazlasıyla feminen olan koku yirminci dakikada hafif kuruyarak
erkek tarafına az da olsa dayandı. Üst notaları okuduğumda ahududu ve liçi meyvesine rastlıyorum. Ahududu: Mango ve sümbül karışımı olarak duyumsadığım kokular. Liçi meyvesi: Okuduktan sonra gerçekten koku o meyveyi hatırlatıyor. Küçükken okul önlerinde kağıt külahlarda satılan liçi, kabuğu pembemsi kırmızı renkli ve sert bir meyve. Acımsı olan ve yenilmeyen kabuğu minik ve ele batmayan dikenlerden oluşur. Meyvesi yarı saydam-beyaz, üzüme benzer yumuşak kıvamda ve tatlıdır.
     Orta notalara gelindiğinde bergamotun acı tadı daha da belirginleşti. "Meşe yosunu acaba bu parfümde nasıl dururdu?" diye düşünmeden edemiyorum. Az da olsa sert ayak izleri bırakıyor parfüm. Ylang ylang çok yumuşak kullanılmış. Ya beyaz misk şimdi var ya da baz notasında ortaya çıkacak. Kara üzüm kabuğu gibi kokuyor. Burnumla parfümdeki bir çok kokuyu tanımlayamadım. Notalarda yazanlara gelince: Frezya çiçeği çok hafif, ama normalde bunu çıkarmak çok zor. Zambak ve gülün karışık yumuşaklığını zor da olsa alabiliyordunuz. Adı geçen sedir benim üst notalarda yazdığım pembe biberi çağrıştırıyor olsa gerek. Paçuli ise kalp notasında hiç çıkmadı. Parfüm doğru zamanlarda elementleri algılatamıyor. 
     Sonlara gelindiğinde koku ortadaki halinden fazla da değişik değil. Formülü için çok uğraşıldığını söyleyemem. Burnumun aldıkları: hafif bir amber, onun arkasına saklanmış pembe yumuşak bir deri ve beyaz misk. Kalıcılığı iyi olan parfümün fark edilirliğini orta olarak belirledim. Çiçeksi bir koku ve feminen. Erkek kullanımına hafif dirsek teması dışında yaklaşmadı. Her mevsim kullanılabilir. Özellikle orta notalarından sonra yakın temas dışında kokuyu karşınızdakiler alamayacaktır; çünkü çok hafif. 6-8 defa sıkmak ancak yetecektir. İki yıl boyunca erkek versiyonunu kullandığım Diamond'un kadın versiyonunu sizlerle paylaştım. Son olarak diplerde bir tatlılık var ve almak o kadar zor ki. Sanırım vanilya ile bitirmek istemişler. Tıpkı benim gibi...
     Benim Düşüncem IV/XXIV: Bir bardak düşünün; yarısı boş, yarısı ise suyla dolu olsun. Olaya iyi tarafından bakarsak ‘’Bu dolu bir bardak.’’ deriz, fakat kötü tarafından bakarsak bardağın boş olduğunu savunacağız. 
     Gerçek hayatta da bu böyledir. İyi gözle baktığımız bir insan bize hep iyi gelecektir. Sevmediğimiz bir insan ise hep olumsuz. Ya da o gün iyi günümüzdeysek ancak her şey iyidir.
     Nasıl görürsek öyle: Otlar, çiçekler, ağaçlar… Ne iyi vardır, ne de kötü; düşüncedir ikisini de yaratan. Otlara bakıyorum, -beyaz- diyorum. Ben beyazlığı kanıtlayamam. Fakat kimse bunun aksini de kanıtlayamaz. Tüm hayvanlar siyah-beyaz görür. Arı; siyah-beyaz’ın tonlarında arar rengarenk çiçekleri… Bir tek maymunlar kırmızı tonunda görürler, insansa rengarenk. Gökkuşağı bize has!
‘"Otomobil yanımızdan geçtiği sürece bir hayaldir; ta ki bize çarpana kadar. İnsan görmek istediğini görür." - ck
     Baba: Yarısı dolu bir bardak düşünelim. Yarısı boş bir bardak düşünelim. Biz, bu bardak olayında doluluk oranına veya boşluk oranına göre o an ne görmek istiyorsak yukarıdaki tümcelerden birisini kullanırız. Bu bizim karamsarlık halimize bağlı bir olgudur. Her ne olursa olsun, yukarıdaki durumun ikisi de gerçektir. Hakikat ise bizim bu olaya bakış açımızdır.
Hakikati, gerçek ile karıştırmayalım. Aynadaki görüntümüz hakikat, kendimiz ise gerçek.
     Ancak, olgulara iyi bakış açısı ile bakmak çok daha doğrudur. Bilimde bile kesin gerçeklik yoktur. Dünyadaki günler burada kullanılan ağırlık ölçüleri gibi kıstaslar yalnızca Dünya içindir. Bir başka gezegende yaşayan insanlar için bu ölçüler değişebilir. Dünya'ya, dünya gerçeklikleriyle bakabiliriz. 1’in içinde 2 tane yarım vardır.
     İnsanlar görmek istedikleri gibi değil, görülen gerçek görüntüyü, kendi düşüncelerine uydurarak görürler ve de bunun da farkına varmazlar. Çünkü, o an olayın içindedirler. Yani hayalleri görüntüyle karışabilir. İnsanlar arı gözüyle dünyayı görememişlerdir. Arıların nasıl gördüklerini; elimizdeki teknoloji, bilgi birikimlerimiz ve tahminlerimizle varsayabiliriz. Mozart do sesini bizim gibi mi duyuyordu? Göz, renkleri ayrıştıramasaydı insanlar için renk kavramları olmayabilirdi. Bu durum renklerin yokluğu anlamına gelmemelidir. Göz, yalnızca görme organı değildir. Tek başına bile, diğer duyu organlarından daha fazla işlevi yerine getirir. Oğlum Can’ın bu yazıları yazarken gördüğü gözlerine kurban olayım. O güzelim gözlerin olmasaydı, bu yazıları yazarken ellerini, beynini, güzel yazan kalemini nasıl kullanacaktın?
     Büyük-küçük, soğuk-sıcak, acı ve de güzeli benim gözlerim çok iyi görür. Göz, insana zeka verir. İnanların gözleri olmasaydı; akıllarını kullanamazlardı. Bazen de gözler, dil yerine geçerek anlatmak istediklerini, bizim anlatımlarımızdan daha iyi anlatabilirler. Gözler, sessiz de konuşur ve bu konuşmaları da kulak yerine, karşımızdakinin gözleri anlar.
Yaşamın Renklerini Koruyalım Şubat 2004 haz®eti
Pozitif:
1) Çarpıcı açılışı kendini koklatıyor.
2) Bu kokunun bende bir yeri var sanırım.

Negatif:
1) Bir edp. nasıl bu kadar hafif olur? Ey Daymınt!
2) Özellikle kalp notası elementleri belli-belirsiz.
Notalar:
Üst: Ahududu, Liçi meyvesi. (ck: sümbül, kakule, mango, menekşe, bergamot, portakal çiçeği)
Kalp: Frezya çiçeği, Vadideki zambak, Paçuli, Gül, Sedir(ck: bergamot, ylang ylang, siyah üzüm)
Baz: Amber, Vanilya, Vetiver. (ck: amber, vanilya, deri, misk)
Tip: Fresh, Çiçeksi, Meyveli, Pudralı, Tatlı.
Cinsi: Feminen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2007

Koku rengi: Beyaz
Referans: Kakuleli çiçek
Konsantrasyon: Eau de Parfum
Parfümör: Thierry Wasser
Doktrin: "Kimi gittiği yeri mutlu eder, kimi terk ettiği yeri." - Oscar Wilde

2 yorum:

  1. Gözle görülmeyecek gerçekler bir nevi somut hale getirilircesine sunulmuş ve bu hazzı okuyucuya anlatım doyumluluğunun en üst seviyesiyle yansıtmış iki değerli betimleme... Eminim bu yazıları yazarken gözle görülmesi bile zor ve göreceli olan konuların, bilgilerin önyargısız şeklini öğretebilmiş olmanın gönül rahatlığı hissedilmiştir. Bilmediğim ve düşünseydim de bu kadar tarafsız şekilde bulamamış olacağım kıstasları öğrendim. Konumuz gereği; bir parfüm şişesini bile her göz aynı güzellik - çirkinlik olarak göremez / göremeyebiliyor. Kokusuna göre iltimas gösterebiliyoruz. Bazen doğrunun da aslında doğru olmayabildiğinin ayrışımını yapmalıymışız demek... Hakikat ile gerçekliğin farkını inceden (adeta hissettirerek) öğretmiş olan 2 ama ayrı 1 değer...

    YanıtlaSil
  2. farklı algılamayı başarabilenler farklı gözlerle görebilenlerdir. ancak çoğu insan da neyi nasıl görmek istediği daha önemlidir. algıda seçicilik desek de o anda nasıl hissetmek istiyorlarsa öyle düşünerek kendilerine bir nevi acı çektirme yöntemini kullanırlar. toplumumuz acıyı seviyor, küçük emrah döneminin etkisi olsa gerek :) bunun için yapabilecek birşeyimiz yok. her kötülüğün içinde bir iyilik yatar. önemli olan iyi kısmı arayıp bulabilmek.
    İyi nedir ? insanda güç duygusunu, güç istemini, gücün kendisini yükselten herşey.
    Kötü nedir ? zayıflıktan doğan herşey.
    Mutluluk nedir ? gücün büyüdüğü duygusu, bir engelin aşıldığı duygusu.
    Nietzsche

    YanıtlaSil