3 Temmuz 2015 Cuma

Carolina Herrera - 212 Sexy Men

     Yoğun karabiber ve karabiber yağı ile açıldı bakalım sexilik. Maskülen yapıyı erken yarattı. Alta gömülü lavanta en başından beri cazibe katıyordu. Yalnızca bunlarla sexi olunmaz ama hadi bakalım. Sağolsun isimler agresif olunca bana da doya doya eleştiri
hakkı doğuyor. Bayat kimyon açığa çıkarken ıslak kekikle parfüm giderek kartlaşıyor.
Açılışta ceberut lavanta kimseye pek pay bırakmadı.
     Orta notalara gelindiğinde sedir odunu ve yumuşak tatlı kokular. Açılışın sonlarında
dışkıyı çağrıştıran kötü tat vardı şu an gene alıyorum. Bu bir hayvansallık ise tam olarak aldığım o değil. Çürük diş arasında geceden kalan bakterili bir kütle biçiminde kokusu. Aldehitler son alınan.
     Sonlara gelindiğinde kuru mısır püskülü ve amber en belirgin olanlar.

En Etkin 100 - Michael H.Hart
Önsöz:
Sf: IXX
     Hepimizde günümüz devlet başkanlarının önemlerini abartma eğilimi vardır. Bu insanlar gözümüze adeta dev gibi görünürler; oysa,birkaç yüzyıl önce yaşayan ve kendi çağlarında yaşayanlar için aynı derecede önemli görünen devlet adamları artık neredeyse unutulmuş gibidir.
Sf: XXVI
     Kadınların insan ilişkilerindeki etkileri ve en insan uygarlığına olan katkıları, bu listedeki sayılarını ifade edeceğinden çok daha fazladır. Ancak etkin kişiler, hem yeteneği olan, hem de etkinlik göstermek için fırsat bulabilmiş kişilerdir. Genellikle kadınlar, tarih boyunca, bu tür fırsatlardan yoksun bırakılmışlardır. Benim listeme sadece iki kadın almış olmam da, bu acı gerçeğin basit bir yansımasıdır. Bence, seçilmiş bir iki kadını daha listeme ekleyerek, bu sevimsiz ayrımcılığı gizlemeye çalışmamın hiçbir yararı yok.
Sf: 2
1. Hz. Muhammed
     Hz. Muhammed kırk yaşına gelince bu tek gerçek Tanrı'nın (Allah'ın) Cebrail aracılığıyla kendisiyle konuştuğuna ve gerçek inancı yaymak için kendisini seçtiğine inandı.
     Hz. Muhammed 622 yılında kendisine önemli bir politik gücün vaat edildiği Mekke'nin 320 kilometre kuzeyindeki Medine'ye gitti.
     Hicret adı verilen bu göç, Peygamber'in yaşamında bir dönüm noktası oldu. Mekke'de pek az taraftarı vardı. Medine'de daha fazla taraftar buldu ve kısa bir sürede kendisini mutlak bir yönetici yapan bir etkinlik kazandı.
Sf: 6
     Üstelik Hz. Muhammed, İslamiyette vahiy yoluyla indiğine inanılan kutsal kitap Kuran'ın da yazarıdır. Bu vahiyler Hz. Muhammed'in yaşamı sırasında özüne sadık olarak kopya edilmiş ve ölümünden kısa bir süre sonra da bir araya getirilerek kesin bir biçimini almıştı
Sf: 15
3. Hz. İsa
     Ancak, Aziz Paulus'un etkisi olmasaydı Hıristiyanlığın ne olacağı bilinemezse de, İsa olmasa Hıristiyanlığın hiç olmayacağı kesindir.
Sf:16
     Hz. İsa ardında herhangi bir yazılı belge bırakmamıştır; yaşamı hakkındaki tüm bilgiler Yeni Ahit'te anlatılanlardan gelmektedir. 
Sf:18
     Pek çok Hıristiyan ''Düşmanını sev'' emrini yaşadığımız gerçek dünyada izlenebilecek mantıklı bir rehber olarak değil belki de kusursuz bir dünyada gerçekleşebilecek bir ideal olarak görmektedir. Biz bunu genellikle uygulamayız, başkalarının uygulamasını beklemeyiz ve çocuklarımıza bunu uygulamalarını öğretmeyiz. Bu nedenle Hz. İsa'nın en önemli öğretisi ilginç ama temelde denenmemiş bir fikir olarak kalmaktadır. 
Sf: 46
9. Kristof Kolomb
     O'nun keşfinin sonucu olarak, Yeni Dünya'ya pek çok sefer düzenlemiş ve de yeni toprakların fethi ve sömürgeleştirilmesi başlamıştı.
Sf:56
11. Louis Pasteur
     Bu hastalığa belirli bir bakterinin neden olduğunu göstermeyi başardı. Ancak daha da önemlisi, şarbon bakterisinin zayıf bir türünü üretme tekniğini geliştirmesiydi. Sığırlara enjekte edilen bu zayıflatılmış tür öldürücü olmayan hafif bir hastalık yaratıyor, ama hayvanın hastalığın normal türüne karşı bağışıklık kazanmasını sağlıyordu. 
Sf: 65
13. Aristoteles
     Aristoteles'in yazılarında insan yaşamının ve toplumun her kesitinin düşünce ve analiz için uygun bir nesne olduğu; evrenin rastlantı, büyü veya tanrıların kaprisleriyle kontrol edilmediği fakat bunun mantıklı yasalara tabi olduğu düşüncesi;
Sf: 66
     İskender eski öğretmenine birşey danışmıyorsa da, kendisine araştırma için bol para vermekteydi. Bir bilginin araştırmaları için devletten büyük para yardımı almasının bu belki de ilk örneğiydi ve gelecek yüzyıllar boyunca da son örneği olarak kalacaktı. 
Sf: 67
     Araştırma çalışmalarından biri, birçok farklı devletin anayasalarını toplamak ve bunları birbiriyle kıyaslamak olmuştur.
Sf: 69
     ''Yoksulluk, devrimin ve suçun anasıdır.'' ve ''İnsanları yönetme sanatını düşünmüş olan herkes, imparatorlukların kaderinin gençlerin eğitimine bağlı olduğunu bilir.''
Sf: 71
14. Eukleides
     Batı Avrupa'yı bilime götüren en belirgin tarihi unsur; Yunanlıların miras bıraktıkları matematik bilgisi ile Yunan rasyonalizimidir. 
Sf: 75
15. Hz. Musa

     Hz. Musa'dan söz eden Tevrat hikayeleri çok fazla mucize içerdiği için pek inanılır değildir. yanan çalı ya da Hz. Musa'nın asasını ejderhaya dönüştürmesi hikayeleri mucizelerdir; Çıkış zamanı seksen yaşında olan Hz. Musa'nın İbranileri çölde kırk yıl sürecek olan bir yolculuğa çıkarması da inanılır gibi değildir. Aslında, Hz. Musa'nın bir efsane çığı altında kalmadan önceki gerçek öyküsünü bilmek bizim için çok hoş ve ilginç olurdu. 
     İkincisi, Tevrat'ın beş kitabının (Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye) yazarı olduğu söylentisidir. Genelde ''Hz. Musa'nın beş kitabı'' olarak anılan bu bölümler Musevi Tevrat'ını oluştururlar. Bu kitapların içinde eski çağlarda Yahudilerin davranış kurallarını belirleyen ''On Emir'' in de bulunduğu Hz. Musa yasaları vardır.
Sf: 82
17. Shi Huangdi
     Çok geçmeden de, hırslı bir valinin kendisine karşı bir güç odağı yaratması olasılığına karşı, valileri birkaç yılda bir başka vilayetlere gönderdi. Her eyaletin; imparator tarafından seçilen ve istendiğinde görevine son verebileceği bir askeri lideri, bir de sivil ve askeri yöneticiler arasındaki dengeyi korumak için, merkezi atamayla gelen bir yüksek memuru vardı. Oldukça geniş yollardan oluşan iyi bir ulaşım ağı ile başkent, eyaletlere bağlanarak merkezi ordunun yerel isyan çıkan her yere kolayca gidebilmesi sağlandı. Shi Huangdi, eski aristokrat ailelere de kendilerini göz altında tutabileceği başkent Xianyang’a taşınmalarını emretti.
Sf: 83
     İmparatorluğun en ünlü (ya da en kötü ünlü) eylemi MÖ 213 yılında yayınladığı bir fermanla Çin’deki bütün kitapların yakılması oldu. Tarım, tıp, Çin devletinin tarihi belgeleri ve hukukçu yazarların felsefe eserleri dışında kalan her şey yakılacaktı. Yakılacaklar arasında Konfüçyüs’ünkiler de dahil olmak üzere tüm diğer felsefe okullarının kitapları da vardı. Tarihin bu  en büyük sansürcülük örneği ile rakip felsefelerin, özellikle de Konfüçyüsçü okulun etkisinin ortadan kaldırılması istenmişti. Ancak imparator tarafından, yasaklı kitapların kopyalarının başkentteki imparatorluk kütüphanesinde saklanması da emredilmişti.
Sf: 84
      Batılılar Çin’in büyüklüğüne her zaman dehşetle bakmış, fakat Çin tarihinin büyük bir bölümünde Avrupa’dan daha kalabalık olmamıştır. Aradaki fark; Avrupa’nın her zaman küçük devletlere bölünmüş olmasına karşın, Çin’in hep tek bir büyük devlet olarak kalmasıdır. Bu farklılığın nedeniyse coğrafyadan çok, politik ve sosyal etkenlere dayanmaktadır; yoksa sıradağlar gibi iç engeller Avrupa’da olduğu gibi Çin’de de vardır. Çin’in birliği sadece Shi Huangdi’ye bağlanamaz kuşkusuz. Diğer birçok Çinli yöneticinin de önemli rolleri olmuşsa da, Shi Huangdi’nin merkezi önemi kesindir.
Sf: 90
18. Augustus Sezar
     Augustus döneminde Roma bir iç barışa kavuştu. Bu iç barışın doğal sonucu olarak da hızlı bir refah artışı sağlandı. Bu da, sanatın gelişmesine yol açtı ve Augustus çağı; Roma Edebiyatının Altın Çağı oldu.
Sf: 98
20. Antoine Laurent Lavoisier
     Diğer bir deyişle, insanlar ve hayvanlar, enerjilerini; soludukları havada bulunan oksijeni kullanarak, içlerindeki organik maddelerin yavaş yanmasından elde ederler.
Sf: 99
     O kafayı koparmak sadece bir saniye sürdü, fakat onun gibi birini ortaya çıkarmak için bir yüzyıl yetmeyecektir.
Sf: 102
21. Büyük Constantinus
     Constantinopolis, dünyanın en büyük kentlerinden biri olmuş; 1453’e kadar Doğu Roma İmparatorluğu’nun, ondan sonra da yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olarak kalmıştı.
Sf: 103
     O zamanın ölçülerine göre bile –ve sadece düşmanlarına değil- acımasız ve zalimdi. 326 yılında, bilinmeyen bazı nedenlerle karısını ve büyük oğlunu öldürtmüştür.
Sf: 109
23. Michael Faraday
     On dört yaşında çırak olarak çiftçilik de yapan bir kitapçının yanına verilince, bu fırsatı kaçırmayarak bol bol kitap okudu. Yirmi yaşında ünlü İngiliz bilgini Sir Humpry Davy’nin verdiği konferanslara katıldı ve kendisine hayran kaldı. Davy’e yazdığı mektubun ardından, yardımcısı olarak O’nun yanında çalışmaya başladı. Aradan birkaç yıl geçince Faraday, kendi başına önemli keşifler yapmaya başladı. İyi bir matematik geçmişi olmamasına karşın, deneysel fizik alanında hiç kimse Faraday’la boy ölçüşemedi.
Sf: 111
     Faraday, sadece zeki değil aynı zamanda yakışıklıydı ve bilimsel konularda çok popüler bir konuşmacıydı. Ayrıca şan, şöhret ve para gibi şeylere karşı kayıtsız ve alçakgönüllüydü. Royal Society’nin başkanı olması için yapılan teklifi ve “Sir” ünvanını reddetmiştir. Uzun süren, mutlu bir evliliği vardı ama hiç çocuğu olmamıştı. Faraday, 1867 yılında Londra yakınlarında öldü.Sf: 114
24. James Clerk Maxwell
     Maxwell 1831 yılında İskoçya’da, Edingburgh’da doğdu. Çok erken gelişmişti: On beş yaşındayken Edingburgh Royal Society’ye bilimsel bir bildiri sunmuştur. Edingburgh Üniversitesi’ne gitmiş ve Cambridge Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Evliydi ama çocuğu olmamıştı. Maxwell Newton ile Einstein arasındaki uzun dönemin en büyük kuramsal fizikçisi olarak kabul edilir. Parlak meslek yaşamı, 1879 yılında, kırk sekizinci doğum gününden kısa bir süre önce, kanserden ölmesi ile zamansız bir şekilde sona ermiştir.
Sf: 120
25. Martin Luther
     Kaç yüzyıldır batıda dini inanç giderek gerilemektedir ve dinin insanlık üzerindeki etkisi önümüzdeki bin yılda, geçmiş bin yıla oranla çok daha az olacaktır. Dini inanç gerilemeye devam ederse; Luther, geleceğin tarihçileri için, bugün olduğundan daha az önemli olacaktır.
Sf: 122
26. George Washington
     Washington’ın gerçek bir askeri deha olmadığı doğrudur. Kesinlikle Büyük İskender ya da Julius Sezar gibi generallerin sınıfından değildi. Ayrıca kazandığı büyük zaferler, en az kendi yetenekleri kadar, karşısındaki İngiliz komutanların şaşırtıcı beceriksizliklerine de bağlıdır.
27. Karl Marx
     Marx’ın yazıları, Komünizmin kuramsal temelini ve sosyalizmin birçok modern biçimini oluşturmaktadır. Marx öldüğü zaman; henüz hiçbir ülke, O’nun fikirlerini uygulamaya koymuş değildi. O’ndan sonraki yüzyılda Rusya ve Çin de dahil olmak üzere pek çok ülkede Komünist devletler kurulmuş; yine O’nun öğretilerine dayanılarak pek çok yerde başlatılan hareketler iktidara gelmeye çalışmıştır. Bu Marksist partilerin faaliyetleri –ki bu faaliyetlerin arasında iktidarı ele geçirmek için propaganda, suikast, terörizm ve ayaklanma; ayrıca iktidarı ele geçirdikten sonra da savaşlar vahşi baskılar ve kanlı temizlik hareketleri vardır- uzun yıllar boyunca dünyayı karıştırmış ve yaklaşık 100 milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Tarihte hiçbir filozof, yazdıklarından sonraki yüzyıl içinde, bu denli etkili olamamıştır. Sizler de (benim gibi) Marksizm’in, hem ekonomik, hem de politik bir felaket olduğuna inanabilirsiniz fakat Marksizm asla önemsiz bir hareket olmamıştır. Marx’ın bu kitapta daha yüksek bir sırada yer almamasının nedeni, tüm olan bitenin onurunu ya da daha çok suçunu Lenin, Stalin ve Mao Zedong gibi ünlü kişilerle paylaşması gerekliliğidir.Sf: 131
28. Orville Wright (1871- 1948) ve Wilbur Wright (1867-1912)
     İkinci olarak da akıllıca bir tutumla motorlu bir uçak yapmadan önce uçmayı öğrenmeye karar vermişlerdi. Uçağınız olmadan uçmayı nasıl öğrenebilirsiniz? Bu, biraz çelişkili gibi geliyor; ancak Wright kardeşler, uçmayı planör kullanarak öğrenmişlerdi. 1899’da uçurtma ve planörlerle çalışmaya başladılar. Ertesi yıl (bir insan taşıyabilecek boyutta olan) ilk planörlerini, denemek üzere, Kuzey Carolina’da Kitty Hawk’a götürdüler. Deneme pek başarılı olmadı. 1901 yılında daha iyi tasarlanmış ikinci planörlerini yapıp, denediler. Ardından 1902’de üçüncü planörlerini yaptılar. Üçüncü planörleri, en önemli icatlarından bazı örnekler içeriyordu. (1903’te başvurdukları başlıca patentlerinden bazıları, ilk motorlu uçaklarından çok planörler için alınmıştır.) Üçüncü planörle binden fazla başarılı uçuş yaptılar. Wright kardeşler, motorlu uçak yapmaya başlamadan önce, dünyanın en iyi ve en deneyimli planör pilotları olmuşlardı.
Sf: 132

     Wright kardeşler (bir teknisyenin yardımıyla) kendi motorlarını çizdiler. Motorun çizimi üzerinde çok az zaman harcamalarına karşın tüm üreticilerden daha üstün bir motor yapmaları, dehalarının bir kanıtıdır.
Sf: 133
     İki kardeş de hiç evlenmemişlerdi.
Sf: 137
29. Cengiz Han
     O zaman varolan ilkel ulaşım olanakları göz önüne alındığında; bu boyutta bir imparatorluk, uzun süre devam edemezdi ve çok geçmeden Moğol imparatorluğu da parçalandı.
Sf: 138

     Tarih boyunca dünyayı fethetmek isteyen insanlar belki de deliler olmuş ve bunlar büyük başarılar kazanmışlardır. Bu megalomanların en ünlüleri Büyük İskender, Cengiz Han, Napoleon Bonapart ve Adolf Hitler’dir.Sf: 139
30. Adam Smith
     1790’da Kirkcaldy’de ölen Smith hiç evlenmemiş ve çocuğu olmamıştır.
Sf: 140

     Hiç kimse, uzun uzun düşünüp, bu mal eksikliğini ortadan kaldırarak, topluma yararlı olmaya çalışmamıştır; fakat buna rağmen sorun çözümlenmiştir. Smith’in deyimiyle; herkes, “kendi çıkarını gözetir,” ancak bunu yaparken, sanki “görünmeyen bir el tarafından, hiç amaçlamadığı bir sona doğru itilir… Kendi çıkarını gözeterek; toplumun çıkarını, düşündüğünden çok daha fazla gözetmiş olmaktadır.”Sf:150
31. Edward de Vere ya da, daha iyi bilinen adıyla “Willam Shakespeare”
     Eğer Shakespeare gerçekten Shakespeare idi ise o zaman tarihte çocukları okuma yazma bilmeyen tek önemli yazardır!
Sf:154

     Fransa yoluyla İngiltere’ye döndü. Manş Denizi’nde gemisi rehineler için fidye almayı planlayan korsanların baskınına uğradı. De Vere korsanlara Kraliçe Elizabeth ile olan yakın dostluğunu anlatınca korsanlar de Vere’yi fidye falan istemeden hemen serbest bırakmanın daha hayırlı olacağına karar vererek serbest bıraktı. (Hamlet’in kahramanının başından da buna benzer bir olay geçmiştir.)
(Shakespeare’in oyunlarında suçsuz bir eşin zina ile suçlanması çok rastlanan bir konudur. Örneğin: All’s Well That Ends Well, Cymbeline, The Winters Tale ve Othello. Hepsinde de haksız yere suçlanan kadın kocasını bağışlar.)
     (Bu Romeo ve Juliet’i hatırlatmaktadır.)Sf: 160
32. John Dalton
     Hiç evlenmedi.
Sf: 163
33. Büyük İskender     İskender Pers İmparatorluğu istilasına MÖ 334 yılında başladı. Avrupa’daki topraklarının denetimini elde tutmak için ordusunun bir kısmını geride bırakmak zorunda olduğundan, bu büyük istilaya çıktığı zaman yanında Pers ordusu ile karşılaştırıldığında çok küçük bir güç olarak nitelenebilen 35.000 asker vardı. İskender bu sayısal dezavantajına karşın Pers güçleri üzerinde ses getiren bir dizi zafer kazandı. Başarısının üç nedeni vardı. Birincisi, Philippos’un kendisine bıraktığı ordu Pers ordusundan daha iyi eğitim görmüş ve disiplinliydi. İkincisi, İskender belki de bütün zamanların en büyük dehasıydı. Üçüncü unsur da, İskender’in kendi cesaretiydi. Savaşın ilk aşamalarını cephe gerisinden yönetiyorsa da, her zaman süvari saldırısının başında bulunmayı prensip haline getirmişti bu riskli bir tutumdu ve sık sık yaralanıyordu. Ancak askerleri onun tehlikeyi paylaştığını onlardan kendisinin girmediği herhangi bir riske atılmalarını istemediğini görüyorlardı. Bunun moralleri üzerindeki etkisi çok büyük oluyordu.
     İskender Tyros’u kuşatmışken Pers kralından barış karşılığı imparatorluğunun yarısını vermeyi öneren bir teklif geldi. İskender’in generallerinden Parmenio bunun iyi bir teklif olduğunu düşünüyordu. “Eğer İskender olsaydım bunu kabul ederdim,” dedi. İskender de buna yanıt olarak “Parmenio olsaydım, ben de kabul ederdim,” dedi.
Sf: 164
     Pers İmparatorluğu’nun tümü egemenliği altına girdikten sonra İskender memleketine dönüp yeni topraklarını düzene sokabilirdi.
Sf: 167
     Bir general olarak çok üstündü ve on bir yıl süren mücadelesinde bir tek savaş bile kaybetmemişti.Sf: 171
34. Napoleon Bonaparte
     Sonuçlar çok iyi bilinmektedir. Rus ordusu genelde Napoleon’a karşı savaşmaktan kaçındığı için Napoleon çok büyük bir hızla ilerledi. Eylül’de Moskova’yı işgal etti. Ancak Ruslar kenti ateşe vererek büyük bir kısmını tahrip ettiler. Napoleon Moskova’da beş hafta (Rusların barış isteyeceği umuduyla bekleyerek) oyalandıktan sonra geri çekilmeye karar verdi. Ancak artık çok geçti. Rus ordusu ve rus kışı, Fransızların yetersiz ikmal hatları ile birleşince geri çekilme bir bozguna dönüştü. Büyük Ordu’nun sadece yüzde onu Rusya’dan canlı olarak çıkabildi.
     Napoleon’un askerlik kariyeri şaşırtıcı bir çelişki gösterir. Taktik manevra dehası baş döndürücüdür ve sadece bu açıdan değerlendirildiği takdirde belki de tüm zamanların en büyük generali olarak kabul edilebilir.
Sf: 172
      Bir generalin büyüklüğünün bir ölçüsü de felaket getirecek hatalardan kaçınmasıdır.
Sf: 173
      Ama Fransız hükümetinin Louisiana topraklarını satmaya karar vermesi sadece bir tek kişi tarafından verilen keyfi kararla olmuştur: Napoleon Bonaparte
Sf: 174
35. Thomas Edison
     Çok yönlü mucit Thomas Alva Edison, 1847’de Ohio’da Milan kasabasında doğdu. Okul müdürünün kendisini geri zekalı olarak görmesi üzerine okula ancak üç ay devam edebildi.
Sf: 179
36. Antonie Van Leeuwenhoek
     Leeuwenhoek iki kere evlendi ve altı çocuğu oldu, ama torunu olmadı.
Sf: 182
37. William T.G. Morton
     Eben Frost adında bir adam müthiş bir diş ağrısıyla ve dişi çekilirken katlanmak zorunda olduğu acıyı azaltacak her şeyi denemeye gönüllülükle geldi. Morton adama eter verip dişini çekti. Frost ayıldığında hiç acı duymadığını söyledi. Bundan daha iyi bir sonuç düşünülenemezdi.
Sf: 184
     Gilbert Abbott ameliyat masasında ölseydi Charles T. Jackson’un gösteride sorumluluğu olduğunu kabul etmeyeceği kuşkusuzdu.
William T.G. Morton
Anestetik solumanın kaşifi ve açıklayıcısı,
Ameliyattaki acıları ortadan kaldıran insan;
Ondan önce tüm zamanlarda ameliyat bir ıstıraptı,
Ondan beri bilim acıyı kontrol etmektedir.
Sf: 187
38. Guglielmo Marconi
     Sesin de telsizle iletilebileceği biliniyordu ama bu 1906’ya kadar başarılamadı. Ticari boyutta radyo yayıncılığı 1920’lerin başlarında ancak ortaya çıktı, fakat ondan sonra popülerliği ve önemi hızla arttı.
Sf: 188
     (Marconi televizyonu bulmuş değildir. Ancak radyonun icadı televizyona çok önemli bir öncü oldu ve bu yüzden de Marconi televizyonun gelişmesinde de önemli bir pay sahibidir.)
Sf: 194
39. Adolf Hitler
     Ayrıca, hikayesi çok ilginç olduğu için de Hitler ünlü kalacaktır. Politik deneyimi, parası ya da politik ilişkileri olmayan bir yabancının (Hitler Almanya değil, Avusturya doğumluydu.) On dört yıl içinde büyük bir dünya devletinin başına geçmesi gerçekten şaşırtıcıdır. Hitler’in söylev yeteneği gerçekten olağanüstüydü. İnsanları önemli eylemlere yöneltme bakımından Hitler’in dünyanın en etkin konuşmacısı olduğu söylenebilir.
Sf: 195
     Günümüzde Almanya’nın Hitler’in iktidara geldiğine oranla daha az toprağı vardır. Hitler’in en büyük tutkusu Yahudileri ortadan kaldırmaktı; ama Hitler iktidara geldikten on beş yıl sonra, 2000 yıldan beri ilk kez olarak bağımsız bir Yahudi devleti doğmuştur. Hitler Komünizmden ve Rusya’dan nefret ederdi. Ancak onun ölümüyle ve kısmen de başlattığı savaş nedeniyle, Ruslar egemenliklerini Doğu Avrupanın büyük bir kısmına yayabilmişlerdi ve dünyadaki komünist etkinliği de önemli bir ölçüde artmıştı.
Sf: 197
40. Platon
     Sokrates MÖ 399’da, yetmiş yaşındayken, dinsizlik ve Atina gençlerini baştan çıkartmak suçuyla yargılandı, suçlu bulundu, ölüme mahkum oldu ve öldürüldü.
Sf:  209
43. Alexander Fleming
     Askeri doktor olarak yara enfeksiyonlarını inceledi ve pek çok antiseptik maddenin mikroplardan çok insan hücrelerine zarar verdiklerini fark etti. Asıl gerekli olan şeyin bakterileri yok ederken insan hücrelerine zararlı olmayacak bir madde olmadığını anladı.
Sf:  211
    50.000 ünitelik penisilin dozları bazı iltihaplara karşı etkilidir; ancak günde 100 milyon ünite verilen penisilinin de herhangi bir yan etkisi olmadığı görülmüştür.
Sf:  213
44. John Locke
     Hiç evlenmemiş olan Locke 1704’te ölmüştür.
     Bu nedenle günümüz ölçülerine göre çok hoşgörüsüz sayılırdı; ancak onu kendi zamanının fikirlerine göre değerlendirmek gerekir.
Sf:  217
45. Ludwig van Beethoven
     Tüm zamanların en yetenekli bestecisinin sağır olması kaderin en zalim cilvelerinden biridir. Beethoven insanüstü bir irade gücüyle, sağırlığına karşın bestelerinin niteliğini korumuş olsaydı, bu inanılmaz bir başarı olurdu. Ama gerçek masaldan daha gariptir: Beethoven tam sağırlık döneminde eski bestelerinin düzeyini aşmıştır. O son yıllarda yaptığı besteler ve en büyük şaheserleri sayılmaktadır.
Sf:  218
     Genelde siyasal ve ahlaki fikirler sözcüklerle müzikten daha kolay ve açık ifade edilir ve bu nedenle de edebiyat müzikten daha etkili bir sanat alanıdır.
Sf: 228
48. Simon Bolivar
     Ama Bolivar bütün eksikliklerini düşman karşısında yenilmek bilmeyen ruhuyla örtmüştür. İspanyollar tarafından uğratıldığı her yenilgiden sonra, diğerleri mücadeleyi bırakmak istediklerinde, Bolivar ısrarla yeni bir ordu toplayıp ısrarla savaşa devam etmiştir.
Sf: 234
49. Rene Descartes
     Descartes 1649’da İsveç Kraliçesi Kristina’nın Stockholme’a gelip kendi özel öğretmeni olması için yaptığı cömert teklifi kabul etti. Descartes iyice sıcak odalardan hoşlanırdı ve hep geç saatlere kadar uyurdu. Kraliçenin sabahın beşinde ders almak istediğini öğrenince çok bozuldu! Descartes soğuk sabah havasının ölümüne neden olacağına inanıyordu ve öyle de oldu: Çok geçmeden zatürreye yakalanmıştı. 1650 yılının Şubat ayında, İsveç’e geldikten sadece dört ay sonra öldü.
     Descartes hiç evlenmemiştir. Fakat bir kızı olmuş, o da çocukken ölmüştür.
Sf: 237
50. Michelangelo
     Hiç evlenmemişti.
Sf:  241
51 Papa II. Urbanus
     Kutsal toprakların zengin ve verimli, hem de Hıristiyan Avrupa’nın aşırı kalabalık topraklarından çok daha fazla olduklarını söyledi.
Sf: 243
52. Hz. Ömer
     Hz. Ömer ilk başlarda Muhammed ile yeni dininin en şiddetli muhaliflerinden biriydi. Ancak birden bire İslamiyeti seçti ve ondan sonra en büyük destekçilerinden biri oldu. (Bunun Aziz Paulus’un Hıristiyan olmasıyla benzerliği dikkat çekicidir.) Hz Ömer, peygamber Muhammed’in en yakın danışmanlarından biri oldu ve Hz Muhammed’in ölümüne kadar da öyle kaldı.
Sf: 246
     Hz Ömer’in fetihleri kadar bunların kalıcılığı da önemlidir. Halkı İslamiyeti kabul eden İran daha sonra Arap egemenliğinden kurtulmuştur. Ama Suriye, Irak ve Mısır kurtulamamıştır. Bu ülkeler tam olarak Araplaşmamışlardı ve bugüne kadar öyle kalmışlardır.
Sf: 256
55 Willam Harvey
     Harvey kitabında atardamarların kanı kalpten götürdüklerini, toplardamarların da kanı kalbe taşıdıklarını açıkça belirtmiştir. Harvey mikroskopu olmadığı için kılcal damarları görememiş, ama varlıklarını doğru olarak tahmin etmiştir. (kılcal damarlar Harvey öldükten birkaç yıl sonra İtalyan biyoloğu Malpighi tarafından bulunmuştur.)
Sf: 257
     Harvey evliydi fakat hiç çocuğu olmamıştı.
Sf:  260
56. Ernest Rutherford
     Geiger ve Marsden adlarında iki genç yardımcısıyla çalışan Rutherford bu alfa parçacıklarından bazılarının altın levhaya çarptıklarında sektiklerini hatta bazılarının geri döndüğünü gördü. Önemli bir şeyin söz konusu olduğunu fark ederek deneyi pek çok kez tekrarlattı ve her yöne dağılan parçacıkları dikkatle saydı. Sonra, çok güç ama inandırıcı bir matematiksel analizle bu deney sonuçlarının bir tek açıklaması olduğunu söyledi: bir altın atomu hemen hemen boşluktan oluşuyordu ve atomun tüm kütlesi ortasındaki çok küçük “çekirdek” te yoğunlaşmıştı.
Rutherford’un makalesi (1911) bir anda tüm geleneksel dünya görüşümüzü paramparça etmişti. Eğer nesnelerin en katısı gibi görünen bir metal parçası çoğunlukla boşluktan oluşuyorsa, o zaman katı olarak gördüğümüz her şey aniden sınırsız boşlukta oradan oraya uçuşan küçük parçacıklara dönüşebilirdi!
Sf:  263
57. Jean Calvin
     Calvin 1564 yılında Cenevre’de öldü. Evliydi fakat, karısı 1549’da, tek evlatları da doğum sırasında ölmüştü.
Sf: 264
     (Calvin’in en eski Hıristiyan ahlakçılar tarafından kınanan ama kapitalizmin gelişmesinde önemli olan faize izin verdiği de gözden kaçırılmamalıdır.)
Sf: 268
58. Gregor Mendel
     Sadece çok sayıda deney yaparak (Mendel 21.000’den fazla değişik bitki türü için sonuçları kaydetmiştir!) ve sonuçlarını istatistiksel olarak analiz ederek Mendel yasalarını çıkartabilmiştir.
Sf:  274
60. Joseph Lister
     Evli ama çocuksuz olan Lister seksen beş yaşındayken 1912’de İngiltere’de Walmer’da öldü.
Sf: 277
61. Nikolaus August Otto
     Otomobil bize çok büyük yararlar sağlamasaydı. Bunlara katlanmayı düşünmeyeceğimiz kesindir. Özel otomobiller kamu ulaşım araçlarından daha esnektirler. Örneğin tren ya da metronun aksine özel bir otomobille istediğiniz zaman istediğiniz yerin kapısına kadar gidebilirsiniz. Hızlıdır, rahattır ve eşya taşır. Otomobil bize yaşamak istediğimiz yeri ve zamanımızı nasıl harcayabileceğimizi seçme şansı vererek kişisel özgürlüğü önemli ölçüde arttırmıştır.
62. Francisco Pizzarro
Sf: 284
    Napoleon ve Büyük İskender kendilerinden daha büyük ordular karşısında sürekli zaferler kazanmışlardır. Cengiz Han’ın halefleri yönetimindeki Moğollar kendi nüfuslarının en az otuz katı olan Çin’i fethetmeyi başarmışlardır.
     Ancak Pizzarro’nun altı milyonluk bir imparatorluğu 180 kişi ile fethetmesi tarihin en şaşırtıcı askeri olayıdır. Cortes 600 kişilik bir güçle beş milyon kişilik bir imparatorluğu ele geçirmiştir. Büyük İskender ya da Cengiz Han, Pizarro’nun başarısını elde edebilirler miydi? Böylesine bir durumda fethe kalkışacak kadar tedbirsiz olmayacakları için hiç sanmam.
Sf: 285
     Pizarro’nun talihi de vardı kuşkusuz, ama talihin cesurdan yana olduğunu söyleyen atasözünü de unutmamak gerekir.
     Pizarro’nun fetihleri sonucunda İspanyol dini ve kültürü tüm bölgeye zorla kabul ettirilmiştir.
     Avrupalı sömürgeci güçler dünyanın pek çok yerinde dağlık bölgeleri fethetmekte güçlük çekmişlerdir. 19. yüzyıl sonlarında bile, Avrupalıların silahları 16. yüzyılda çok daha gelişmişken, İtalyanların Habeşistan’ı fetih girişimleri başarısız olmuştur. Aynı şekilde İngilizler de Hindistan’ın dağlık kuzeybatı sınırındaki aşiretler karşısında çok güçlük çekmişlerdi. Ve Avrupalılar Nepal, Afganistan ve İran gibi dağlık ülkeleri hiçbir zaman sömürgeleştirememişlerdir.
Sf:  288
63. Hernan Cortes
     Adamlarından bazıları karşılaşacakları büyük ordular karşısında korktular; Cortes gemilerini yok ederek adamlarını ya kendisiyle gelmek ya da yerliler tarafından öldürülmek seçenekleriyle karşı karşıya bıraktı.
Montezuma’yı kutlu hükümdar haline getirdi; fetih tamamlanmış görünüyordu.
Sf: 289
     (Daha önce İspanyolların Meksika kıyılarına düzenledikleri iki seferin sürekli bir fetihle sonuçlanmadığı unutulmamalıdır.) Cortes’in liderliği, cesaret ve kararlılığı da başarısının başlıca etkenleridir. Aynı derecede önemli bir unsur da usta diplomasisidir. Cortes hem kendisine karşı bir yerli koalisyonunu önlemiş, hem de Azteklere karşı savaşta yanına önemli sayıda yerli almayı becerebilmiştir.
Sf: 290
     Cortes’in haris ve açgözlü olduğu bellidir. Onu tanıyan biri kendisini acımasız, küstah, hilekar ve kavgacı olarak tanımlamıştır. Ama Cortes’in iyi nitelikleri de vardı. Genellikle neşeliydi. Sert bir askeri lider olmasına karşın gereksiz yere zalimlik yapmazdı. Herkes tarafından nefret edilen Pizarro’nun aksine yerlilerin çoğuyla iyi geçinmiş ve onları fazla sert yönetmemeye çalışmıştır. Cortes anlaşıldığı kadarıyla sevimli ve yakışıklı bir insandı ve kadınlar tarafından çok beğenilirdi.
Sf: 294
64. Thomas Jefferson
     Görevde bulunduğu sürede yaptığı en önemli iş Louisiana’yı Fransızlardan satın almak oldu. Böylece Birleşik Devletler’in toprakları iki katına çıkmış oluyordu. Tarihin en büyük barışçı toprak aktarımı olan bu olay Birleşik Devletler’in büyük bir güce dönüşmesine neden oldu ve çok uzun vadeli bir önem kazandı.
Sf: 295
     “Tarihi Monticello” Jefferson’un Virginia Charlottesville’deki evi, kendi çiziminden inşa edilmiştir.
Sf: 297
     Ancak ayrıntılara dikkat etmek kimi zaman ağaçlara bakmaktan ormanın görülmemesine neden olabilir.
Sf: 299
65. I. Isabel
     İspanyol Engizisyonu’nu kurdular. Engizisyon; yargıç, jüri, savcı ve polis güçlerini kendisinde toplayan dini bir mahkemeydi. Cezalarının ağırlığı ve büyük adaletsizlikleriyle ün salmıştır. Sanıkların kendilerine yöneltilen iddiaları reddetmeye fırsatları yok gibiydi. Kendileri aleyhindeki kanıtlar ve hatta suçlayıcılarının adları söylenmezdi. Yöneltilen suçları inkar eden sanıklara genellikle itiraf edene kadar işkence edilirdi.
Sf: 300
     İngiltere’de feodal lordların her zaman kralın gücünü denetleyecek güçleri olmuştur. İspanyol feodal lordları da bir zamanlar güçlüydüler; ancak İspanyol hükümdarları Engizisyon’u bunlara karşı bir silah olarak kullanmışlar ve böylece merkezi ve mutlak bir monarşi kurabilmişlerdir.
Ülkenin en çalışkan ve usta zanaatkar ve tüccarlarının büyük bir kısmını kaybetmesi çok şiddetli bir ekonomik gerilemeye neden olmuştur.
Sf: 306
66. Iosif Stalin
     Bu ilhaklar için gösterilen neden Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanya’sından beklediği saldırıda kendini savunabilmesi için bu topraklara ihtiyacı olduğuydu. Ancak savaş sona erip de Almanya yenilince Stalin işgal ettiği toprakları elinden bırakmadı.
Sf: 307
     Sovyetler Birliği’nin yaklaşık çeyrek yüzyıllık diktatörü olarak Stalin’in pek çok insanın yaşantısında büyük etkinliği olmuştur. Bir diktatörün etkinliği denetiminde olan insan sayısına, kişisel kontrolünün derecesine ve iktidarda kaldığı süreye göre ölçülecek olursa Stalin’in tarihin en ileri gelen diktatörü olduğu söylenebilir. Stalin milyonlarca kişiyi öldürtmüş, zorla çalışma kamplarına göndermiş ya da açlıktan ölmeye terk etmiştir. (Çeşitli temizlik harekatları sonunda kaç kişinin öldüğü kesin olarak bilinememekteyse de, bu rakamın 30 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.) 
Sf: 308
     Stalin’in yaşamında SSCB büyük bir polis devletiydi. Ancak Stalin’in ölümünden sonra gizli polisin korkulan o pençesi yavaş yavaş açılmıştır. Ruslar bugün ülkelerinin tarihinde hiç olmadığı kadar bireysel özgürlüklerden yararlanmaktadırlar.
Sf: 309
     “İnsanların yaptıkları kötülük kendilerinden sonra da yaşar.”
Sf: 312
67. Julius Sezar
     Gallia Savaşı adlı kitabı uzun süreden beri edebi bir klasik olarak kabul edilmekte.
Sezar cesur, hareketli ve yakışıklıydı. Ünlü bir Don Juan’dı ve o günün baskıcı standartlarına göre her önüne gelenle düşüp kalkan biri olarak tanınırdı. (En ünlü ilişkisi hiç kuşkusuz Kleopatra ile olanıdır.)
Sf: 313
     Bugünkü Fransızca da büyük ölçüde o günlerin Latince konuşma dilinden çıkmıştır.
Sf: 318
68. Fatih William
     Norman Fethinin bir başka ilginç sonucu da yeni bir İngiliz dilinin ortaya çıkmasıdır. Norman Fethi sonucunda İngilizceye yeni sözcükler girmişti. Bunların sayısı o kadar çoktu ki, modern İngilizce sözcüklerinde Fransız ya da Latin kökenli sözcüklerin sayısı Anglo-Sakson kökenli olanlardan daha fazladır. Ayrıca, Norman Fethi’ni izleyen üç dört yüzyıl içinde İngilizce gramer de hızla değişmiş ve bu değişiklik basitlik yönünde olmuştur. Norman Fethi olmasaydı İngilizce bugün Hollanda dilinden ya da Aşağı Almancadan pek farklı olmayacaktı. Bir tek kişinin var olmamasıyla bir dilin bugünkü durumunda olmayacağı başka bir örnek yoktur. (Şunu da belirtmek gerekir ki İngilizce bugün dünyanın en önde gelen dilidir.)
    1066’dan önce İngiltere istila edilen bir ülkeydi. 1066’dan sonra bu rol tersine dönmüştür. William’ın kurduğu ve haleflerinin korudukları güçlü merkezi hükümet ve hükümetin elinde olan askeri kaynaklar sayesinde İngiltere bir daha asla istilaya uğramamıştır. Aksine kendisi deniz aşırı operasyonlar yapmıştır. 
Sf: 321
69. Sigmund Freud
     Freud bir akıl hastalıkları tedavi yöntemi olarak psikanaliz tekniğini geliştirmiştir.
     Freud, belki de en çok, baskı altına alınan cinsel duyguların akıl hastalıkları ya da nevrozlarda nedensel bir rol oynadığı fikrini ileri sürmesiyle tanınır.
     Freud cinsel duygu ve isteklerin yetişkinlikten çok, erken çocuklukta başladığını da belirtmiştir.
Sf: 322
     Psikoloji konusundaki fikirleri insan zihnini kavramamızda bir devrim yapmış, id, ego, süper ego, Oedipus kompleksi ve ölüm arzusu gibi onun ortaya attığı fikir ve terimler günlük kullanıma girmiştir.
     Baskı altında tutulan cinsel duyguların insan davranışında rol oynadığı sonucuna varılabilir.
Sf: 330
71. Wilhelm Conrad Röntgen
     Röntgen'in kendi çocuğu olmamış, ancak karısıyla bir kız çocuğu evlat edinmişlerdir
Sf: 332
72. Johann Sebastian Bach
     Bach'ın çocuklarından sadece dokuzu kendisinden sonra yaşamış ve bunların dördü kendi alanlarında oldukça ünlü müzisyenler olmuşlardır. Gerçekten yetenekli bir aile.
Sf: 341
74. Voltaire
     1758'de Fransız- İsviçre sınırı yakınlarında Ferney'de bir malikaneye yerleşti. Burada yetkililerle bir anlaşmazlık çıktığında kaçacak iki yönü olacaktı.
     Bütün bu yıllar boyunca Voltaire'in edebi verimi hiç eksilmemişti. Belki de bu listedeki en üretken yazar odur. Toplam yazıları 30.000 sayfayı aşar. Bunların içinde epik şiirler, lirik şiirler, özel mektuplar, risaleler, romanlar, öyküler, oyunlar ve tarih ve felsefe konusunda ciddi eserler vardır.
Sf: 342
    ''Söylediğinizi kabul etmiyorum, ama bunu söyleme hakkınızı ölene kadar savunacağım.''
Sf: 346
75. Johannes Kepler
     (Newton şöyle demiştir: ''Diğer insanlardan ilerisini görmüşsem, bunun nedeni devlerin omuzlarında duruyor olmamdır.'' Kuşkusuz Kepler onun sözünü ettiği bu devlerden biridir.)
Sf: 350
76. Enrico Fermi
     Reaktörler gelecekte şimdikinden çok daha önemli enerji kaynakları olacaktır.
Sf: 361
77. Niccolo Machiavelli
     Niccolo Machiavelli iktidarını korumak ve arttırmak için bir hükümdarın acımasız bir güç kullanımıyla birlikte hilekarlık, kurnazlık ve yalandan da yararlanması öğüdünü vermekle ünlüdür.
     Pek çok kişi tarafından vicdansız bir alçak olarak yerilen, diğerleri tarafından dünyayı olduğu gibi tanımlamaya cesaret eden bir realist olarak övülen Machiavelli, eserleri hem felsefeciler hem politikacılar tarafından yakından incelenen birkaç yazardan biridir.
Sf: 363
     Prens bir devlet başkanı için pratik öğütler kitabı sayılabilir. Kitabın temel görüşü, prensin başarılı olması için ahlaki düşünceleri bir yana bırakması ve tümüyle güç ve kurnazlığa güvenmesi gerektiğidir. Machiavelli her şeyden çok devletin iyi silahlanmış gerektiği üzerinde durmaktadır. Bir devletin sadece kendi yurttaşları arasından topladığı askerlere güvenebileceğini, paralı askerlere ya da başka devletlerin askerlerine güvenen bir devletin zayıf ve tehlikede olacağını vurgulamaktadır.
     Machiavelli prense halkın desteğini elde etmesini, aksi halde bir düşmanla karşı karşıya kaldığında elinde kaynak olmayacağını söylemektedir. Machiavelli yeni hükümdarın iktidarını pekiştirmek için tebaasının hoşuna gitmeyecek şeyler yapma gerekliliğini kabul etmektedir. Ancak şu öğüdü de vermektedir: ''...bir fatih bir devleti ele aldığında tüm zulmünü ilk anda yapmalı, bunu her gün tekrarlamak zorunda kalmamalıdır..." İyilikler, daha iyi takdir edilmesi için, azar azar yapılmalıdır.
     Prens başarılı olmak için çevresini yetenekli ve sadık bakanlarla doldurmalıdır. Machiavelli prense dalkavuklardan kaçınması öğüdünü vermekte ve bunu nasıl yapacağını göstermektedir.
     Machiavelli, Prens'in 17. bölümünde bir prens için sevilmesinin mi, yoksa kendisinden korkulmasının mı daha iyi olacağını tartışmaktadır:
Sf: 364
     Bunun yanıtı insanın hem sevilmesi hem kendisinden korkulması gerektiğidir; ancak... eğer ikisinden biri eksikse, korkulmak sevilmekten daha iyidir... çünkü sevgi bir yükümlülük zinciri ile tutturulur ki, insanlar bencil olduklarından bu zincir kendilerinin çıkarına olduğu zamanlar kırılı; ama korku bir cezalandırılma korkusuyla sürdürülür ki, bu hiçbir zaman eksilmez.
     18. bölümün başlığı, ''Prensler Nasıl İnançlı Olmalıdır?''. Machiavelli, ''... basiretli bir hükümdar inançlı olmak çıkarına değilse, inançlı olmamalıdır...'' der. ''Sözünü yerine getirmediği için mazeret arayan bir prens, yasal nedenler bulmaktan hiç geri kalmamıştır,'' diye ilave eder; çünkü,''... insanlar o kadar basittirler ki, aldatan biri her zaman aldatılacak birini bulacaktır.'' Bu görüşlerin doğal devamı olarak Machiavelli prensine başkalarının vaatlerine kuşkuyla bakması gerektiği öğüdünü verir.
     Çoğunlukla, en yoğun suçlamalar da Machiavelli'nin söylediği şeyleri uygulayanlar ve yine onun genellikle onaylayabileceği türden iki yüzlülük içinde olanlar tarafından yapılmıştır.
     Machiavelli yeni bir politika önermediğini, sadece hatırlanamayacak kadar uzak geçmişten beri başarılı hükümdarların kullandıkları teknikleri gösterdiğini defalarca belirtmiştir.
     Machiavelli'yi kamuoyu önünde öven birkaç liderden biri Benito Musolini idi; ancak pek çok ileri gelen politikacının Prens'i dikkatle okuduklarından hiç kuşku yoktur. Napoleon'un Prens'in bir kopyasını yastığının altında sakladığı söylenilir; buna benzer şeyler Hitler ve Stalin için de söylenmiştir.
Sf: 367
78. Jean-Jacques Rousseau
     İnsanların hemen hemen tümünün çevrelerinin ürünü oldukları kuramının onun yazılarından çıktığı iddia edilmiştir.
Sf: 359
    (Rousseau'nun ana sütüyle beslenmenin erken savunucularından olduğunu da kaydetmek gerekir.) Kendi çocuklarını terkeden birinin başkalarının çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda ders verecek cürete sahip olması şaşırtıcı gelebilir.
Sf: 366
80. Thoma Maltus
     Nüfus geometrik olarak artardı(yani 1,2,4,8,16... serilerinde olduğu gibi), oysa gıda maddelerindeki artış matematikseldi(1,2,3,4,5,... serisinde olduğu gibi)
Sf: 367
     Çünkü gıda maddelerindeki artış sınırlıydı, oysa ''nüfusun gücü dünyanın insan için gerekli besini üretme gücünden çok daha büyüktü.''
     Geç evlilik, evlilik öncesi cinsel perhiz ve evlilikte cinsel birleşim sıklığında gönüllü bir kısıtlama. Ancak Malthus insanların böyle bir kısıtlamaya gitmeyeceklerini görecek kadar da gerçekçiydi.
Sf: 369
     Aristoteles'in şöyle yazdığını belirtmektedir:''...eğer herkes istediği kadar çocuk sahibi olmakta özgür bırakılırsa bunun sonucu yoksulluk olacaktır...''
Sf: 379
83. Mani
     Manicilik taraftarlarının her türlü cinsel ilişkiden üreme amacıyla bile olsa kaçınılması gerektiğine inandıklarını belirtmek gerekir. Ayrıca et yemek ve şarap içmek de yasaklanmıştı.
     İlk bakışta böyle bir doktrinin büyük bir taraftar kitlesine sahip olması olanaksız gibi görünmektedir. Ancak yasaklar Manici kilisenin sıradan üyeleri için geçerli değildi. Bunlar sadece ''Seçkinler'' adı verilen az sayıda insanın uymak zorunda olduğu yasaklardı. Sıradan üyeler, ''Duyurucular'' evlenebilirler (metres tutabilirler), aile sahibi olabilirler, et yiyip şarap içebilirlerdi.
    (Papaz ve keşişlerinden cinsel perhiz bekleyen ama taraftarlarından bunu istemeyen başka dinler de vardır.) 
    On iki yaşında dini hayaller görmeye başlamış ve yirmi dört yaşında yeni dinini ortaya koymuştur. Memleketinde başlangıçta başarılı olamayınca kuzeybatı Hindistan'a gitmiş, oradaki yerel bir hükümdarı dinine bağlamayı başarmıştı.
Sf: 381
     (Aziz Augustinus dokuz yıl süreyle Manicilik mensubu olmuştu.)
Sf: 382
     Fikirlerinin çoğunu eski düşünürlerden aldığı doğrudur.
Sf: 385
84. Lenin
     1917'den 1979'a kadar Komünist güç dünyada sürekli yayılmış ve bir ara dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri Komünist yönetim altında yaşamıştır.
     ''Tarihte şiddet dışında çözümlenmiş bir tek sınıf mücadelesi sorunu yoktur.''
Sf: 388
85. Wen Di
     Çin halkının toplam dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturmaktadır- savaşların dehşetinden Avrupa, Ortadoğu ya da dünyanın diğer yerlerindeki halklardan daha az zarar görmüş olmasıdır.
Sf: 389
     İmparatorunh en önemli reformlarından biri devlet memurlarını sınavla seçmek olmuştur. bu sistem ülkenin her yanından ve her toplum sınıfından yüksek yetenekli insanları uzun yüzyıllar devlet kadrosuna getirerek Çin'in iyi yönetilmesini sağlamıştır. (Sistem ilk kez Han Hanedanı sırasında uygulanmışsa da, hanedanın yıkılışını izleyen uzun dönemde memurluklar babadan oğula geçer olmuştu.
     Suy Wen Di ''kaçınma kuralı'' diye adlandırılan şeyi de getirmişti; bu ilkeye göre valiler doğdukları eyalette valilik edemezlerdi. Bu hem kayırmacılığı hem de herhangi bir eyalet valisinin fazla güçlü bir taban oluşturmasını engellemesi açısından önemlidir.
Milyonlarca insanın güçlü ve başarılı lideriydi ama aynı zamanda kılıbıktı da.
Sf: 390
     (Tang Hanedanı, kısmen askeri gücünden daha çok sanat ve edebiyatın gelişmesinden dolayı genellikle Çin'in en görkemli dönemi olarak kabul edilir.)
Sf: 393
86. Vasco da Gama
     Uygar dünyanın eteklerindeki bu yoksul ülke, Doğu'nun bu yeni ticaret yolunu elinde bulundurarak kısa zamanda Avrupa'nın en zengin ülkeleri biri haline geldi.
Sf: 399
87. Büyük Kyros
     Bu efsaneye göre Kyros, Med kralı Astyages'in torunudur. Kyros doğmadan önce Astyages rüyasında torununun kendisini devireceğini görmüştü. Kral çocuğun doğduktan hemen sonra öldürülmesini emretti. Ancak bu işle görevlendirdiği memur bu kanlı görevi yerine getiremeyerek bebeği öldürmelerini söyleyerek bir çobanla karısına verdi. Ama onlar da oğlanı öldüremeyip kendi çocukları olarak yetiştirdiler. Çocuk büyüyünce gerçekten kralın devrilmesine neden oldu.
Sf: 407
88. Büyük Petro
     Rusya onun döneminde güneyde Türkiye, kuzeyde İsveç'le savaşıyordu. Türklere karşı savaşta ilk başlarda başarılı oldu, 1696'da Azak (bugün Azov) limanını ele geçirerek Rusya'nın Karadeniz'e çıkmasını sağladı. Ancak Türkler 1711'de Azak'ı geri almışlardır.
Sf: 408
     Gününde pek çok muhalifi olmasına karşın bugün hem Rus hem de Batılı tarihçiler Petro'nun Rus çarlarının en büyüklerinden biri olduğu konusunda hemfikirdiler.
Sf: 416
90. Francis Bacon
     Günümüzde rüşvet alan ya da kamunun güvenini  kötüye kullanan yüksek düzey politikacılara rastlanır. Bu tür insanlar yakalandıklarında genellikle ağlayıp sızlanırlar ve herkesin aynı şeyi yaptığını söyleyerek kendilerini savunurlar. Bu savunma ciddiye alınsa yolsuzluk yapan hiçbir politikacının, diğerleri de cezalandırılmadıkça cezalandırılmaması gerektiği anlamı ortaya çıkar. Ancak Bacon'ın bu konudaki düşüncesi bundan farklıydı: ''Ben İngiltere'de son elli yıldaki yargıçların en adiliydim, ama Parlemento da 200 yıldır verdiği en adil kararı verdi.
     Gençler yargılamaktan çok yaratmaya, fikirden çok eyleme, kurulu işlerden çok yeni projelere yakındırlar... Yaşlılar çok itiraz ederler, çok düşünürler, az serüvene atılırlar... Her ikisinden de yararlanılması elbette iyidir... çünkü her iki yaşın erdemleri ikisinin de kusurlarını düzeltebilir.
Sf: 418
     Bacon'ın eseinde ideal devletin refahı sadece bilimsel araştırmaya ve onun sonuçlarına dayanır.
Sf: 421
91. Henry Ford
     Karmaşık işler, uzun eğitim dönemleri gerekmeyen deneyimsiz işçiler tarafından 
(bunlardan bazlarının zeka derecesi düşük, kimi cahil veya özürlü olabilirdi.) yapılabilecek kadar basit parçalara bölünmeliydi.
Sf: 422
     Sonuçlar şaşırtıcı oldu: 1908'de en ucuz T modeli 825 dolara satılıyordu. 1913'te fiyat 500 dolara, 1916'da 360 dolara düşürüldü. Sonunda 1926'da perakende fiyatı 290 dolara kadar indi. Fiyatlar düştükçe satışlar artıyordu. Birleşik Devletler ''tekerlekler üzerinde yürüyen bir millet'' ve Ford da dünyanın en zengin insanı olmuştu.
     Ford'un işçilerinin verimi arttıkça onlara daha yüksek ücret ödemeye başladı. 1914'te fabrikasında gündeliği beş dolara çıkartarak sanayi dünyasını şaşkına çevirdi; bu, o gün için çok büyük bir paraydı ve şirketin daha önceki ortalama ücretinin iki katıydı. Ford'un başlattığı bu yeni yüksek ücretin ülkede yayılmasıyla fabrika işçileri yoksulluktan kurtulup orta sınıfa geçtiler.
Sf: 426
92. Mengzi
     Bir filozof (kısmen tutarsız da olsa) bazı değerli genel ilkeleri ortaya koyup da bu ilkeler arasındaki çatışmaların nasıl çözümleneceğini kesin olarak belirtmezse bazı şeyler kaybeder.
Sf: 434
94. Kraliçe I. Elizabeth
     Bu savaşın sonunda İngiltere dünyanın en büyük deniz gücü oldu ve bu durumun 20. yüzyıla kadar korudu.
Sf: 436
     16. yüzyılda İngiliz milliyetçiliği bir İspanyol fethini mümkün kıldırmayacak kadar güçlenmişti.
Sf: 440
95. Mihail Gorbaçov
     Gorbaçov'un Afganistan'dan Sovyet askerlerini çekme kararı oldu. Sovyet ordusu 1979'da, Brejnev döneminde Afganistan'ı işgal etmiş ve ilk başta büyük askeri başarı kazanmıştı. Ancak Reagan'ın Afgan gerillalarına Stinger yerden havaya füzeleri verme kararıyla (bu Sovyet hava gücünün etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştı) akıntı döndü ve Sovyetler uzun ve sonuçsuz bir savaşın batağına saplandılar.
Sf: 443
     Aslında önemli olanın gerçekler değil de, insanların onları görüşü olduğu.
Sf: 448
     Bir politik liderin ya da herhangi birinin etkinliği eylemlerinin sonucu ile belirlenir, niyetleri ile değil.
Sf: 450
96. Menes
     Mısır firavunları genelde göstermelik kişiler değil büyük yetkiye sahip gerçek hükümdarlardı. Ayrıca, tarih bize krallıkların beceriksiz bir kral altında pek seyrek olarak önemli fetihler yaptıklarını söyler. Yetenekli liderlik olmadan fethedilen yerlerin elde tutulup pekiştirilmesi pek olası değildir. Bu nedenle Menes'in gününün büyük olaylarında çok öenmli bir faktör olduğu olasılığı çok büyüktür.
Sf: 459
98. Homeros
     '' Harcanmayan bir kuruş kazanılan bir kuruştur.''
Sf: 466
100. Mahavira
     Caynacı düşüncenin temellerinden biridir. Caynacılar Karma'ya, yani bir hareketin ahlaki etkilerinin insanın gelecekteki varlığını etkileyeceğine inanırlar. 
     Caynacılığın önemli bir yanı da ahisma, yani şiddet aleyhtarlığı doktrinini vurgulamasıdır. Caynacılar ahismanın insanlara olduğu kadar hayvanlara da şiddet gösterilmemesini kapsadığına inanırlar. Bu inancın sonucu olarak Caynacılar vejeteryendir. Ancak sofu Caynacılar bundan ötesine de giderler: sofu bir Caynacı bir sinek bile öldürmez; yanlışlıkla bir sinek yutabileceği ve böylece ölümüne neden olacağı için karanlıkta yemek yemez. Zengin Caynacılar yürürken yanlışlıkla bir böceğe basmamak için önlerini süpüren bir adam tutar.
     Bu tür inançlardan dindar bir Caynacının bir tarlayı süremeyeceği ortaya çıkar. Gerçekten de Caynalar tarımla uğraşmazlar. Aslında el emeği gerektiren pek çok meslek, dinlerince yasaklanmıştır. Cayna dini doktrinlerin bir toplumun yaşam biçimini tümünden nasıl değiştirebileceğinin ilginç bir örneğidir. Tarıma elverişli topraklarda yaşamalarına karşın Caynaların çoğu yüzyıllardır ticaret ve maliyeyle uğraşmaktadırlar.
Sf: 467
    Caynacılığın, belki de diğer dinlerden daha çok, taraftarlarının yaşamları üzerinde büyük ve sürekli bir etki yaptığı göz önünde tutulmalıdır.
Şeref Listesi:
Arkhimedes
     Arkhimedes ile taç hikayesinde (sonunda onun banyodan fırlayıp sokaklarda '' Evreka'' diye bağırarak koştuğu hikayesi) Arkhimedes'in bulduğu yeni bir kavram değil, bilinen bir kavramın belirli bir soruna zekice uygulanmasıydı.
Charles Babbage
     Babbage'nin yazıları 1937'de Harvard Üniversitesi, doktora öğrencilerinden Howard H. Aiken'in dikkatini çekti. Bir hesap makinesi tasarlamaya çalışan Aiken, Babbage'ın fikirlerinden yararlandı. IBM şirketinin işbirliğiyle Mark I adını verdiği ilk genel amaçlı bilgisayarı yaptı. Mark I'in çalışmaya başlamasından iki yıl sonra başka bir mühendis ve mucit grubu ilk elektronik hesap makinesi olan ENİAC'ı tamamladılar. Ogünden sonra bilgisayar teknolojisindeki ilerlemeler çok hızlı olmuştur.
Keops
     Büyük Piramit'in insan tarafından yapılan en olağanüstü yapı olduğu söylenebilir. Bu, eski çağlarda bile Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olarak kabul edilmekteydi. Diğer altı anıt çoktan yıkılıp yok olmuşsa da, Büyük Piramit, onu yaptıran kralın gösterişli bir anısı olarak hala durmaktadır.
     Piramitin inşasının kusursuzluğu, boyutları ürkütücüdür. Büyük Piramit'in en üst on metresi yıkılmışsa da hala 135 metre yani otuz beş katlı bir bina yüksekliğindedir. İnşasında her biri iki buçuk ton ağırlığında 2.300.000 taş blok kullanılmıştır. Büyük Piramit'in içinde odalar ve koridorlar bulunduğundan kullanılan taşlar değişik boyutlardadır ve bu oda inşaatı daha da güçleşmiştir.
     Kırk altı yüzyıl önce ellerinde modern bir araç ve makine olmayan eski Mısırlıların bu dev anıtı nasıl inşa edebildikleri kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bu dev eser için ülkenin kaynaklarının başarıyla kullanılmasında çok titiz bir planlama ve çok üstün idari yetenek gerektiği açıktır. Büyük Piramit'in inşasının yirmi yıl sürdüğünü kabul edersek her gün 300 taş bloğun yerine yerleştirilmesi gerektiği ortaya çıkar. Bu sayıda taşı ocaklardan çıkarmak, piramit inşa alanına taşımak, onları istenen boyutlarda kesmek ve yerlerine yerleştirmek çok büyük bir işti. Blokları nakletmek için donanma, işçi ordusunu beslemek için çok iyi planlanmış bir ikmal düzeni gerekliydi.
     Büyük Piramit 4500 yıldır ayakta kalmıştır ve modern mühendislerin inşa ettikleri her bina toza dönüştükten sonra da herhalde ayakta kalmaya devam edecektir. Anıt hemen hemen yıkılmaz bir yapıdır; bir atom bombasının üstüne isabet etmesiyle bile ortadan kalkmayacaktır! Ama ağır ağır erimektedir. Ancak bu erozyon oranıyla daha bir milyon yıl ayakta kalacağı hesaplanmaktadır.
     Ancak şöhret, etkinlikten çok farklı bir şeydir; Keops'un, çağdaşı Mısırlıların yaşamları üzerinde çok büyük bir etkisi olmuş olmasına karşın yabancı ülkelerde ya da daha sonraki çağlarda fazla bir etkisi olmamıştır.
Mohandas Gandhi
     Gandhi'nin pasif direniş tekniğinin, İngilizleri Hindistan'dan çekilmeye ikna etmekte başarılı olduğu doğrudur. Ancak, Hintliler daha sert yöntemler benimsemiş olsalardı Hindistan'ın bağımsızlığını çabuklaştırdığı mı yoksa ertelediği mi konusunda bir karara varmak güç.
     Gandhi'nin tekniklerinin 1954-55'te Portekizliler'i Goa'yı bırakmaya ikna edilme çabasında kullanıldığı doğrudur. Ancak bu kampanya hedefine erişememiş ve Hint hükümeti birkaç yıl sonra silahlı istilaya girişmiştir.
Sf: 478
Leonardo da Vinci
     Bir uçak ya da denizaltı fikrine sahip olmak başka, onu kesin ve ayrıntılı çizip çalışan bir modelini yapmak başka bir şeydir. Büyük mucitler parlak fikirlere sahip olup bunların ardını bırakan kişiler değillerdir; bunlar daha çok Thomas Edison, James Watt ya da Wright Kardeşler gibi mekanik beceriye sahip, işleyen bir şeyi yapmak için ayrıntıları bulacak ve güçlükleri aşacaksabıra sahip insanlardır. Leonardo bunu yapmamıştır.
     Not defterleri yayınlandığında (bunları aynadan görüldüğü gibi, tersten yazmıştır.) bu icatlar ardındaki fikirler başkaları tarafından bulunmuştu.
Sf: 482
     Birini tamamlamadan bir başka işe geçmesi olağanüstü yeteneklerinin büyük bir kısmını boşa harcamasına neden olmuştur.
     Ünlü bir mimar olmasına karşın bitirilmiş tek bir binası yoktur.
Sonsöz
     Listedeki on sekiz İngiliz'den beşinin İskoçyalı olması ilginçtir.(Beşi de listenin üst yarısında yer almışlardır.) İskoçlar dünya nüfusunun yüzde birinin sekizde birini oluşturduklarından, gerçekten de şaşırtıcı bir yetenek ve başarı birikimini temsil etmektedir.
Sf: 484
     Listedekilerin on dokuzunun hiç evlenmemiş olması da ilginçtir.     Evli olanların hepsinin çocuğu olmamıştır. Bu listedeki en az yirmi altı kişi çocuksuzdur. Ayrıca, çocukları olan ama soyları bir iki kuşak sonra sona eren insan sayısı da az değildir. Her durumda bilgi yoksa da ve - gayrimeşru çocuk olasılığı gözardı edilemez- bu kitaptaki insanların yarısının yaşayan soyları olmadığı ortaya çıkmaktadır.
     Son olarak da ilginç bir noktaya değineceğim: Bu listedekilerden en azından onu damla hastalığına sahipti ve bu, bu hastalığın genel nüfusa olan oranının çok üstünde bir rakamdır. Büyük insanlar arasında damla hastalığına bu kadar sık rastlanılması tıbbi araştırmacıların dikkatini çekmiştir.
     "İnsanlık inanılmaz sayıda budala üretiyor. Bir insan ne denli budalaysa, o kadar çoğalmak istiyor. Üstün yaratıklar en fazla bir çocuk çıkarıyorlar, en iyileri de hiç çocuk yapmamaya karar veriyorlar. Bu bir yıkım!" - Milan Kundera
Pozitif:
1) Üst notaları agresif yapıya ve renkli koklanıma sahip.

Negatif:
1) Vedat (Ozan) Abi'nin; "Burnumuz tanımadığı kokulara hoş yaklaşmaz." argümanına dayanarak diyebilirim ki; Öyle kötü kokular var ki hiçbir elementle bağdaşmıyor.

Notalar:
Üst: Portakal, Bergamot, Yeşil mandalina. (ck: karabiber, kekik, lavanta)
Kalp: Kakule, Çiçekler, Biber(ck: aldehitler, sedir)
Baz: Vanilya, Sandal ağacı, Guaiac ağacı, Miski Amber. (ck: mısır, amber)
Tip: Baharatlı, Narenciyeli, Tatlı, Odunsu.
Cinsi: Maskülen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2006
Koku rengi: Mor
Referans: Biberli Lavanta
Konsantrasyon: Eau de Toilette
Parfümör: Alberto Morillas&Rosendo Mateu
Doktrin: "Dünya tarihi, dünyanın yargılama salonudur." - Friedrich Schiller

3 yorum:

  1. Kitabın isminin sonuna "adam" eklenmeden sonlanmış olması iki kadının birçok adamla eşit tutulmasının mütevazılığı... Önsöz kısmı dünya tarihinde bilgelik yapmış isimlerin değerleri kadar değer taşıyan anlamlar içeriyor. İnsanda yararlı izler bırakan kitapları paylaşmayı ilke edindiğin için sana yürekten teşekkürler anosmi...

    YanıtlaSil
  2. Kitap özeti bilgilendirici, pek faideli... Teşekkürler. Milan Kundera'nın sözü acıtacak kadar gerçekçiymiş.
    "Ceberut"u doğru yazan "sağ olsun". :)

    YanıtlaSil
  3. İkinci okumadan yansımalar:

    Bu kitapta Atatürk yok mu?.. Ya da neden yok?

    "Portresi Einstein'in çalışma odasının duvarını süsleyen kişi Faraday..."
    https://www.youtube.com/watch?v=nY4LHgXwTxo

    YanıtlaSil