1 Ağustos 2015 Cumartesi

Salvador Dali - Le Roy Soleil

Yanık tatlı açılış okaliptüs yağı gibi kokuyor. Anason tohumu. Paçuli. Tarçın içirilmiş bir deri. Sanki şekerli sünger kokluyorum.

Orta notalara gelindiğinde tatlı bir keten kokusu. Genelde açılıştaki yumuşaklık aynı seyrediyor. Bal rengi tütün. Safran.

Sonlara gelindiğinde menekşeli limon kabuğu reçeli. Ihlamur.
Pozitif:
1) Orta puan almasına bakmayın; koku harika.

Negatif:
1) Fazla değişiklik göstermez.
2) Zengin nota kartelası; ama hissedebilene.

Notalar:
Üst: Ananas, Mandalina, Elma, Bergamot, Brezilya gül ağacı, Limon, Papaya çiçeği, Ravent. (ck: okaliptüs yağı, paçuli, tarçın, deri)
Kalp: Siklamen, Kayısı, Karanfil, Tarçın, Orkide, Yasemin, Vadideki zambak, Gül(ck: keten, tütün, safran)
Baz: Sandal ağacı, Tonka fasulyesi, Amber, Paçuli, Misk, Vanilya, Vetiver. (ck: menekşe, limon kabuğu, ıhlamur)
Tip: Oryantal, Baharatlı, Hayvansal, Meyveli, Pudralı, Tatlı.
Cinsi: Feminen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 1997
Koku rengi: Altın
Referans: Ballı Sünger
Konsantrasyon: Eau de Toilette
Parfümör: Philippe Romano
Doktrin: "Gençlikle yaşlılık arasında temel fark her zaman şu olacaktır: Gençliğin önünde yaşam, yaşlılığın önünde ölüm vardır; böylece gençlik kısa bir geçmişe, uzun bir geleceğe sahiptir, yaşlılıkta ise durum tam tersinedir." - Arthur Schopenhauer

2 yorum:

  1. Gözü bir türlü doymayan hükümetin benzer taktiklerinden de bahsetmiş olan bir kitap... Okurken ister istemez şu anki iktidarla karşılaştırılabilecek çok yönü var. İnsanlığın, toplumun arada kalmış bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkaran nadir kitaplardandır, güzel insan Osman Pamukoğlu'nun kalemiyle... Şu günlerde okuyup daha da bilinçli hale gelmek için güzel bir seçim olmuş. Teşekkürler güzel yüreğine...

    YanıtlaSil
  2. Atatürk ne gösterişlerde, ne mevkilerde, ne rütbelerde içini doyurucu bir zevk bulamamıştır. O, fikir peşinde idi. Gerçek büyüklüğü daima fikirleri uğruna savaşmakta, her an , o andan önceki bütün şanlarını ve şereflerini fikirleri uğruna feda etmeyi göze almakta aramıştır.
    Bir gün Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine "Atatürk" adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlanmıştı. Atatürk tasarıyı okudu, arkadaşlarına;
    "Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlamayı sevmeyen nazlı bir peridir. Fikirleri tercih eder" demişti.

    YanıtlaSil