19 Aralık 2015 Cumartesi

Serge Lutens - Bois de Violette

Menekşe ve mor çiçeklerin ardından gelen acıbadem. Tonka fasulyesi tatlılığı. Mür reçinesini andıran tütsü kokusu. Zaten mür tütsü içinde kullanılır. Çiğdemin içi gibi kokuyor.

Orta notalara gelindiğinde keçi toynağı gibi kokuyor. Koyunun parmak araları gibi kokuyor. Gri de olsa sert hayvansı misk gibi kokuyor. Buket değil ama tek olarak çok kaliteli bir menekşe gibi kokuyor.

Sonlara gelindiğinde  hayvansı misk ve koyun postu ile kapanışı gerçekleştiriyor. Daha önceki birçok incelememde de söylediğim gibi... Eğer Serge Lutens - Bois de Violette'i kokladıysanız bundan sonra seveceğiniz tek menekşe dalındaki olacaktır...

Parfüm sürekli gri misk ekseninde akıyor. Gerçek katır tırnağı ve koyun postu da zaman zaman yükselen aromalar. Menekşe daha ziyade geride kalmayı tercih etmiş; bence daha da yakışmış. Başka markaların yaptığı gibi koklayanı yakıp bayıltan, beş metre öteden kaçırtan bir mor buketli çiçeksi parfüm olmamış. Belki bu yüzden erkeklere daha yakın buldum. Uzun zamandır vermediğim 5*'ı buraya bırakıyorum. Sheldrake'e de bu yakışırdı zaten...
Pozitif:
1) Menekşe-çiçeksi ve misk-hayvansal notaların kusursuz bütünlüğü.
2) Notalar listesi yalnızca üç maddeden oluşuyor. Az elementle harikalar yaratılmış. Nedense aklıma minimalizmin babası Jean Claude Ellena geliyor.

Negatif:
1) Tek kusuru zayıf fark edilirlik. Kalıcılık iyi, ancak fazlasıyla tene yakın seyreder.
Notalar:
Üst: Menekşe. (ck: menekşe, acıbadem, tonka fasulyesi, mür reçinesi, tütsü)
Kalp: Menekşe yaprağı. (ck: gri misk)
Baz: Sedir. (ck: koyun postu)
Tip: Oryantal, Baharatlı, Hayvansal, Çiçeksi, Pudralı, Tatlı, Odunsu.
Cinsi: Unisex. %60 Maskülen - %40 FeminenÜretim: Üretimi Durdurulan
Çıkış Yılı: 1992
Koku rengi: Gri
Referans: Misksi Menekşe
Konsantrasyon: Eau de Parfum
Parfümör: Christopher Sheldrake
Doktrin: "İyi olanın, ellerinden sadece berbat şeyler gelenlerce tanınıp takdir edilinceye kadar beklemek zorunda kalması, zihni üstünlük için bir talihsizliktir." - Arthur Schopenhauer

1 yorum:

  1. Bir babanın oğluna bırakacağı en güzel miras böyle öğretici düzeltme ve eleştiri olsa... Dağına göre kar denir ya; bu denli bilgili yazıları öğretmeye adamış babanın aynı misyonu ilke edinmiş oğlu... Tüylerim diken diken oldu okurken. Kokuya dair hayranlığın aynısını ve belki de fazlasını hissettim iki güzel insanın yazılarında...

    YanıtlaSil