29 Ocak 2016 Cuma

Comme des Garçons - Series: Guerrilla 2

     Lavanta ve kekik en belirgin olanlar. Koku öyle karmaşık açıldı ki çözebilmek çok zor. Limonlu, naneli yeşil çay. Yeşil limon kabuklarıyla üst notalardan ayrılıyor.
     Orta notalara gelindiğinde sütlü gülsuyuna yakın yumuşak kokular. Bu kokular açılışta otuz saniye sürmüş ve geri çekilmişti.
     Sonlara gelindiğinde öd ağacını andıran, talaşlı bir kokuya sahip sekoya ağacını
andırıyor. Daha önce Scentlinq oda kokularında benzerini duyumsamıştım. Dünyanın en büyük ağaçlarından olan kızıl keresteli ağaç kokusunu iyi harmanlamışlar. Harika turuncu güller.
     Bu marka gerçekten hassas çalışıyor. Aslında daha çok nota zenginliği beklerdim ama böylesi sadeliğin yeri de ayrı... Püzküğüt arası gülü lokum gibi kokuyorum. ^^
     Parfüm her iki cinse de yönelik. Kalıcılık sonlara doğru azalıyor. 2-3 defa sıkılarak uygulanabilir. Kalite kokarsınız.
     Benim Düşüncem XV/XXIV: İnsanlarla anlaşabilmenin belli başlı kuralları var. Bazı insanlara pek şaşırırız; nasıl herkesle bu kadar kolay anlaşabiliyorlar diye? Çünkü kalp kırmak o kadar kolay ki! Fakat çoğu zaman bunun onarımı ömür boyu sürebilir… Ta ki siz zamanı geri almayı öğrenene kadar.
     Bana göre anlaşmanın formülü olan paket: Herkes için ayrı bir konuşma paketi belleğimizde hazır bulunmalı.. bir falcı kadına nazik bir dille "hayır" derseniz sizi rahat bırakmayacaktır. Gerekirse kabalaşacaksınız. Ve tabii ki bir işadamına da, kağıt mendili gözünüze sokan çocuğa davrandığınız gibi davranırsanız işe alınmazsınız. Bir sarhoşa ne mi yapacaksınız? Bak bunu hiç düşünmemiştim!
     "Bir yengece doğru yürümesini öğretemezsiniz." - Konfüçyüs
     Baba: Bence, insanlarla anlaşabilmenin, karşımızdaki kişinin anlayışına bağlı olarak, değişik yolları olmalı. Kalp kırmak, onarmaktan çok kolay olduğu için, konuşmalarımızda bu duruma da dikkat etmemiz gerekiyor. Beklenmedik durumlara da hazırlıklı olmalıyız. 
Her ne kadar kibar konuşmaya çalışsak, ve kaba konuşmak bize yakışmasa bile, elimizde olmayan nedenlerle kabalaşabilmeliyiz. Doğal olarak bu, karşımızdakine göre değişecektir.
Ah Konfüçyüs ah! Sana o zamanlarda da söylemiştim ama, bir türlü kabullendirememiştim: Yengece doğru yürümesini sen öğretemezsin, yaşamın yetmez ama, doğa, şartlar ve zaman öğretir.
Yaşamın Renklerini Koruyalım Temmuz 2004 haz®eti
Pozitif:
1) Sizi uzak diyarlara götürür. Bir renkli gül bahçesine, bir derin ormanlara.
2) Parfüm sıradışı ve ilginç bir deneme. Genelde bu durumu ödüllendiririm.

Negatif:
1) Karmaşıklık üzerine biraz çalışılmalı.
2) Her yazılı notayı hissetmek güç.

Notalar:
Üst: Bergamot, Zencefil, Pembe biber(ck: lavanta, kekik, limon, yeşil çay, nane,)
Kalp: Ahududu, Zerdeçal, Kırmızı biber, Sümbülteber(ck: gülsuyu, süt)
Baz: Misk, Vetiver, Sedir(ck: sekoya ağacı)
Tip: Baharatlı, Hayvansal, Çiçeksi, Meyveli, Odunsu.
Cinsi: Unisex. %50 Maskülen - %50 Feminen
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2006

Koku rengi: Pembe
Referans: Güllü Sekoya
Konsantrasyon: Eau de Toilette
Parfümör: Nathalie Feisthauer
Doktrin: "Başkalarının yolunda yürüyenler, ayak izi bırakmazlar." - S.L.Braundon

4 yorum:

  1. İnsanlar çoğu şeyin imkansız olduğuna inandırmışlardır kendilerini. Oysa karşındakini anlayabilmek için biraz da "empati" yapmak gerekir. Ne kadar karşındaki insan gibi düşünebilirsen o kadar anlaşma yolunu sağlayabilirsin. Tabi bu empatiyi yaparken gerçekten samimi olarak karşındaki insan gibi düşünebilmen önemlidir. Bu yapılanlara rağmen anlaşma sağlanmıyorsa diyecek tek bir şey kalıyor geriye.
    "Ne kadar anlatırsan anlat ve ne kadar bilirsen bil senin bildiğin karşındakinin anladığı kadardır ya da işine geldiği gibidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel söylemişler doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ama olsun yine de biz doğru söylemekten vazgeçmeyelim zira o doğru söyleyeni onuncu köye muhtar yaparlar mış. Bu nedenledir amacımız yengeç e doğru yürümeyi öğretmek değil doğru yolda olmadığına inandığımız sevdiklerimizi ikaz etmek olmalı her ne kadar o kendine göre doğru olduğuna inansada zira o nu sevdiğimiz için bunu yaptığımıza önce kendimiz inanmalıyız BENCE Tabiki deve ye senin boynun neden eğri diye soranlar onun her azasının eğri olduğunu göremeyecek kadar boynundan başka yerlerine bakmamışlardır Ne güzel demişler Gül ün dikeni var diyeceğine dikenin gülü var desen daha mutlu olursun diye Mutluluk sevdiğin işi yapmak la değil yaptığın işi sevmekte oluyormuş tecrübeyle sabit benden söylemesi tüm sevdiklerime Mutluluklar diliyorum

      Sil
    2. Çok kibar biri işinin görülmesi için bekleyenlerin sırasında sıraya girer az sonra biri hoyratça bunun onune kuyruğa girer ikaz etmek için afedersiniz benden sonraya sıraya girin lütfen deyince adam kılığındaki hııırrr der kibar adam susar ama bir süre sonra başka biri yine önünde sıraya girer zarif adam yine ikaz eder ama oda hııırrr der susar yine edebinden bizimki durmaz aksilikler başka biri girer yine sessiz ce önünde kuyruğa bizim kibarın edebi şaşar ve başlar hırrrrlamaya budefa önünde sıraya gecen adam afedersiniz önünüze yanlışlıkla sıraya girdim özür dilerim der
      Bu zarafet dersi de burda biter

      Sil
  2. Anlaşmanın kuralı yoktur belki ama insanların anlaşmak için belli kurallara ihtiyacı vardır. Bu çok derin bir konu ama baba ve oğul genelinden çevreleyip, en anlaşılır yönlerini ele almışlar. Hayatın soyut yönlerini, inceliklerini pek düşünmüyoruz birçoğumuz... En önemli kaçırdıklarımız, eksilendiğimiz de o inceliklerde yatıyor. Duygu durumları: sevgi, karşı tarafı önemseme ve daha birçok insani duygular; anlaşmaya zemin hazırlayan güzellikler aslında... Bu yüzden en çok baba ve oğul paylaşımları beni memnun edip, etkiliyor.
    "anosmi'nin farkı"ndan çok, "bir oğlun farkı" diyebileceğim paylaşımlar bunlar...

    YanıtlaSil