12 Eylül 2016 Pazartesi

Imaginary Authors - Bull's Blood

     Yanık viskinin boğazı yalayarak yutaktan aşağı akarken bıraktığı acı tat!.. Kurumuş sümüğün tuzlu ekşiliği. Patika yoldan aşağı koşarken yanımızdan geçen at arabasının seyrek demir tekerleklerinden havaya dağılan toz ve duman kokusu.
Yamyamların ormanda insanları canlı canlı yakarken göğe yükselen yanık et kokusu. Pis bir deri kokusu. Yanlışlıkla
dudağınızı, dilinizi ya da diş etinizi kanattığınızda ağzınıza gelen o bol demirli tat. Bir kurban ya da cinayet sonrası başınızı eğerek yerdeki sıvıyı kokladığınızda alacağınız paslı kan kokusu. Vidalarını söktüğünüz bir aygıtın kapağını ilk açtığınızda burnunuza vuran o dışkı benzeri, yanık elektronik kokusu!.. Çok kirli bir koku. Pis bir parfüm. İnsanlar böyle bir kokuyu koklamayı neden ister bilmiyorum. Ama gene de kompozisyonu başarılı. Hayvansal kokulardan ve ağır et yemeklerinden haz alan benim gibi birisinin yedinci dakikada midesini bulandırmayı başarmış bir koku. Daha devam etmek istiyorum; fakat koklamaya çekiniyorum! Doğaçlama anlatmayı bırakırsak, sanırım notalardan alabildiklerim bunlar: Paçuli, deri, tütsü, safran...
     Orta notalara gelindiğinde uzaktan koklandığında sert, erkeksi, ayak kokan yanıyla bana Caron - Yatagan'ı hatırlattı. Fakat yakından kokladığınızda çok daha pis, çok daha dayanılmaz, dışkımsı bir koku olarak kendini gösteriyor. Koku çok sert, bu haliyle nasıl unisex olur bilemiyorum. Kadın kullanımına çok uzak, erkek için bile fazlasıyla sert. Yani mağarada ya da dağda yaşayan bir erkek değilseniz sizde emanet duracaktır. Soba külünde eritilmiş boş pet şişe gibi kokuyor. Üçüncü saatte koku daha kabul edilebilir, ama; kime, neye göre kabul edilebilir? Açılışı çok sertti. Ama şu anki hali bile niş parfümleri tanımayan burunlara itici gelecektir. 
     Sonlara gelindiğinde elmanın çürük kısmı gibi bir koku. Ama o çürük kısım ıslak ve ferah değil, kuru ve yanık. Notalarda yazılana bakılırsa biraz tütün var. Ama kimse bunu Michael Kors - Michael For Men'deki belirgin pipo tütününe benzetmesin. Daha sert ve çok da belirgin değil. Notaların üst, kalp ve baz sıralaması bir yerde yazılı değildi ve kendim yapmak zorunda kaldım. Belki biraz siyah gül burnuma geliyor. Yalnız notalarda okumasam bu parfümde "Gül var" diyemem. Koku zaman zaman sarı otların çürük dipleri gibi kokuyor. Uzaktan bazen güzel bir rayiha verse de yanına yaklaşınca davul sesinin kulak tırmalaması misali burnunuzda zonkluyor. Son olarak çok zor koku, çok!.. Ancak denemek için, bu kompozisyona saygı duyup şapka çıkarmak için kullanılabilir. Imaginary Authors markasının bu denediğim ikinci parfümü. İlki yumuşak, nemli çırayla harmanlı çilek reçelli ekmek dilimi gibiydi. Sakın bunu onunla karıştırmayın... Donakalırsınız!
Pozitif:
1) Hayatınızda gerçek olarak böylesi bir kan kokusunu duyma olasılığınız çok düşük fakat parfüm size o deneyimi yaşatıyor.
2) Asla deneyimleyemeyeceğiniz sürrealist bir çalışma. Herhangi bir raf parfümünün yolundan giderek, onu taklit ederek milyon dolarlar kazanabilecekken, ticari kaygı gütmeden tasarlanan bu ürün sanat eseri değildir de nedir...

Negatif:
1) Hiçbir yerde hiçbir zaman kullanamayacağınız, sıktığınız tene burnunuzu korkarak yaklaştıracağınız bir koku.
2) Açılıştaki viski kokusu en kabul edilebilir yanı, en azından kalp notasına kadar sürseydi...
Notalar:
Üst: Paçuli, Boğa kanı. 
Kalp: Costus bitkisi kökü, Siyah misk.
Baz: Gül, Tütün.
Tip: Hayvansal, Dumansı, Baharatlı, Odunsu.
Cinsi: Unisex
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 2012

Koku rengi: Kan
Referans: Kanlı Dışkı
Konsantrasyon: Eau de Parfum
Parfümör: Josh Meyer
Doktrin: "Politika kansız savaş, savaş ise kanlı politikadır." - Mao Zedong

1 yorum:

  1. Bull's Blood.. niş parfümden birhaber olanların aklına bile gelmeyecek bir kompozisyon. böyle itici bir kokuyu daha önce Maison Francis Kurkdjian'ın Absolue Pour Le Soir isimli parfümünde koklamıştım. aynı sınıfta olmasalar da ikisi de kanıksanmış 'parfüm' imajına uzak gibi görünüyorlar. çiçek, tatlı baharatlar vs dururken kim kan veya leş koymak ister ki. Bull's Blood'u kendi burnumla şu şekilde özetleyebilirim ;kurban Bayramında kesilmiş büyükbaş hayvanın sıcak kanlı eti henüz bahçenizdeyken bir taraftan çalılarla tutuşturulmuş Ocak ve bir taraftan da misafirlerin ellerine dökülmüş kolonyanın buharlaşan alkolünün kokusu... bu üçü birarada bu parfüme en yakın kokuyu oluşturuyor. Gül kokusu varsa bile inanılmaz altta ve kan kokusunun baskınlığında hayalet bir koku. koluma sıktığımda uzun süre kolumu kendimden uzak tutmaya çalışmıştım ama bu kokunun başarısını değiştirmez. cesur bir fikir. ciddi emek ve yatırımlar harcanan piyasada sonuçta ticari bir amaç da güdüldüğünü düşünürseniz gurme bir kokunun satış grafiği daha yüksek olabilecekken, bu koku büyük risk demek. gerçekten yenilikçi bir yaklaşım olmuş. risk başarıyı getirir ve farklı tercihin markanın imajına başarı kattığı kesin.

    YanıtlaSil