24 Aralık 2017 Pazar

Benim Düşüncem IX/XXIV

Bazı sorunları kafamızda o kadar büyütürüz, o kadar çözümsüz bırakırız ki; "Yahu biri gelip de bi yardımcı olsun, yeter ki çözsün şu sorunu parası neyse verelim," deriz adeta... :) İşte ben böyle zamanlarda kendimi büyük bir sinema salonunda hayal ederim. Tek başıma protokoldeki en rahat koltuğa otururum, arkama yaslanırım ve izlerim. Sahnedeki mizansen benim kafamda oluşan sorunlar, düşüncelerdir. Bir film şeridi gibi… Adeta bir film şeridi gibi geçiyor…

Kendi içimizde bazı sorunları çözmez ve çevremizdekilere danışırız. Ancak bu öğretiyle kimseye danışmadan kendi kendimize soruların üstesinden gelebiliriz. Çünkü tıpkı dışarıdan biri gözüyle kendimize bakacağızdır. Yapacak bir şey bulamadığınızda kendi kendinizle satranç oynayın. Göreceksiniz, gelişeceksiniz!

"Keşfetmeyi durdurmamalıyız ki tüm keşiflerimizin sonunda başladığımız yere dönmüş olacağız… Ve orayı ilk defa tanıyacağız." - T.S. Elliot

Baba: Bence; bazı sorunları kafamızda büyütmeden önce, kendimizi bir sinema salonunda rahat bir koltukta oturur gibi düşünerek, sorunlarımıza da izlediğimiz bir film gibi bakmasını bilebilirsek; kimsenin çözmesine gerek kalmadan kendimiz çözebiliriz. Biliyoruz ki; kendi sorunlarımızı en iyi yine kendimiz çözeriz. Genelde, sorunların içerisinde çözümleri de bulunur. Yeter ki, sorunları yalnız içinden değil, bir başkasınınmış gibi, dışarıdan bakmasını bilelim.

Araştırmalarımızı durdurursak, bulunduğumuz yerde olacağız.

Yaşamın Renklerini Koruyalım Mayıs 2004 haz®eti

Doktrin: "Can sıkıntısı, hayatın boşluğu hissinden başka bir şey değildir." - Arthur Schopenhauer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder