25 Ocak 2018 Perşembe

Benim Düşüncem XIII/XXIV

Aslına bakarsanız insanlardan nefret ederek hiçbir yere varamayız. Rudyard Kipling’in dediği gibi "Hiçbirisi fazla olmamak şartıyla tüm insanları sevebilirsen," ve buna benzer birçok satırdan sonra; "Tüm dünya ve içindekiler senindir / Ve dahası sen bir insan olursun." Ne zor bir doktrin:

Tüm insanları aynı sevebilmek. Düşünün, düşmanınızı da aynı oranda seveceksiniz, annenizi de…

Ne kadar gereksiz olduğunu düşündüğüm insana bile ihtiyacım var. Bir hırsıza, cinayet işlemiş bir zanlıya ve yahut da bir kumar hastasına. Bunlara bakıp böyle olmamayı öğrenmek. Ya da şöyle diyelim:

Kendini iyiliklere adamış bir Diyojen’e, Hipokrat Yemini’ne gönülden bağlı bir doktora, doğa dostu bir Green Peace üyesine... Bunlara bakıp iyi olmayı öğrenmeliyiz. Hep bir şeyler öğreniyoruz. Yalnızca her seferinde izlediğimiz yol farklı!

"Bütün insanlar benim ne dostum, ne düşmanım; hepsi aslında öğretmenim."

Baba: Yukarıda geçen ‘zanlı’ yanlışlıkla ‘cani’ (katil, katleden) yerine kullanılmış. Zanlı; daha suçu kanıtlanmamış, şüpheli.

Herkesi eşit bir düzeyde seversek; gerçek sevgiyi hak edenlere haksızlık ettiğimiz gibi, asıl kötüsü sevmesini ve sevginin ne olduğunu bilmiyoruz demektir. Oğluma katılıyorum. Herkes aynı gözle görülemez. Bir soykırımcı ile evrensel düşünen bir insan nasıl aynı olabilir?

Yaşamın Renklerini Koruyalım Temmuz 2004 haz®eti
Doktrin: "Onur kazanılmamalı, sadece kaybetmemek yeter." - Arthur Schopenhauer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder