29 Ocak 2018 Pazartesi

Benim Düşüncem XVII/XXIV

Yine bir kurbağa mevzusu olacak ama… Bilim adamları bir deney yapıyor. İki tencere suyla dolu. Birinin altı yanıyor ve fokur fokur kaynıyor; diğerinin içinde soğuk su var ve altı yeni yakılıdır. Kaynayan suya atlan kurbağa refleks gösterip zıplayıp çıkıyor tencereden. Altı yeni yakılan suyun içindeki kurbağa serin ve yavaşça ısınan su güzel geliyor, su ısındıkça haşlanarak ölüyor. Diğeri bir kere yandı ama kurtuldu.

Bu olay bize neyi anlatıyor: Bazen başımıza kötü bir olay geldiğinde bu aslında daha kötü bir olayın başımıza gelmesini önleyen koruyucu bir olaydır. Yani az kötü olay, çok kötü olayın belki de bir sigortası gibi. En kötü olasılıkla bizi o başımıza gelecek daha kötü olaya alıştırıyor belki de! En kötü olasılık bu; ve bu bile iyi.

"Hep denedin, hep yenildin; olsun gene dene, gene yenil." - S. Becket

Baba: Bence, yine bir kurbağa konusu olacak ama, bilimcilerin yapmış oldukları bir deneyi çok ilginç buldum: İçi soğuk suyla dolu iki tencere; bunlardan birisi kaynıyor. Kaynayan suyun içine bir kurbağa atıyorlar. Bu beklenmedik durumla karşılaşan kurbağa tepki gösterip, atlayarak kurtuluyor. Diğer tencerenin içine de bir kurbağa atılır. Tencerenin altı yakılır ve yavaşça su ısıtılır. Gerçi soğuk canlı olan kurbağamız burada, suyun yavaşça ısınması hoşuna gider ve bu rahatlık onu uyuşukluğa iter. Su, kurbağayı haşlayacak düzeye geldiği halde kurbağamız artık tepki göstermekte geç kalır ve yaşlanarak ölür.
Bu deney bize; kötü bir olayla karşılaştığımızda, bilinçli veya bilinçsiz, ani tepkilerimiz, daha sonra oluşacak büyük kötülükleri önleyebileceğini gösterir. Kötü olaylara, olayın büyüklüğüne göre beklemeden tepki göstermeliyiz.

"Koparamayacağın zinciri, hiç olmazsa kemir."
"Ehven-i şer, kötülüklerin en büyüğüdür." - Atatürk 
"En az kötülük, kötülüklerin en büyüğüdür."
Atatürk’e katılıyorum.

Yaşamın Renklerini Koruyalım Eylül 2004 haz®eti

Doktrin: "Kurbağa gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır." - Çin Atasözü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder