22 Şubat 2018 Perşembe

Bana Aşkını Getir - Charles Bukowski


Sf: 106
Rebound
telefon çalar veya kapı vurulur
ve yepyeni ve ferahlatıcı bir
kadın bulursun karşında.

yukardan bir işaret yollanmıştır sana
sanki
ve ordadırlar
en çekici halleri ile 
hayatına girmeye
hazır.
ve kabullenirsin
hiçbir şey bir daha ters gidemezmiş gibi,
-
o ilk kahkahalar, bir kez daha
o ilk
sihir.
kim tasarlamışsa bu işi

Sf: 139
Muamele
İki tabure ötemde saçları kirpi dikenlerini andıran geçkince bir hatun oturuyordu. Kirli bir yatak çarşafının ortasına bir delik açmış, başını delikten geçirerek çarşafı giymişti anlaşılan.
"Hey," dedi.
Doğrudan yüzüne baktım bu kez.
"Çingene Helena derler bana," dedi.
"Phillip Messbel, hava trafik denetleyicisi, şuan işsizim," dedim
"Bakayım falına Phillip?"
"Kaç para?"
"Bir bira."
"Pekala."
Helena üstündeki Klu Klax Klan çarşafını yerde sürüyerek yanıma geldi ve tabureye oturdu. Sol elimi yakalayıp çevirdi ve elimin ayasını parmaklamaya başladı.
"Ooo," dedi "hayat çizgin uzundur. Çok yaşayacaksın sen..."
"O gerçekleşti zaten. Yeni bir şey söyle bana."
"En sevdiğin bira Heineken," dedi avucumu parmaklamayı sürdürerek.

Sf:140
"Palavra atmayı kes," dedim.
"Ooo, şimdi görüyorum!" diye haykırdı.
"Ne? Ne görüyorsun?"
"Bir vakte kalmadan düzüşeceksin, bir saat bile olabilir."
"Kiminle? Seninle mi?"
"Olabilir. Yirmi beş doların var mı?"
"Hayır."
"Benimle değil."
Doktrin: "Öldüğünüzde ölü olduğunuzu bilmezsiniz. Bu sadece başkaları için zordur. Aynı şey salak olduğunuzda da geçerlidir.” - David Ronald.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder