28 Eylül 2014 Pazar

Comme des Garçons - Original

Hayvanlar gibi salçalı biber bu. Kokusu ancak bu kadar net verilebilir. Biraz bergamot kolonyasının içine atılmış, alkolden iyice erimiş vıcık vıcık olmuş biber salçası bu. Karabiberli, fazlasıyla karabiberli bir salça... Ekmeksiz yendiğinde dili uyuşturur, g*tü tutuşturur. Çıkışları yakabilir. Motoru bozdurup susturucuyu devre dışı bile bırakabilir. O kadar güzel, o kadar gerçekçi ki gördüğünüz gibi kelimeler kifayetsiz kalıyor. Kakule
derinden geliyor. Nanemsi, ferah ekşiliğiyle kakule kullanımını nedense parfümlerde seviyorum. Kakuleli kahve içinse deliriyorum. Beşinci dakikada küflü salça bidonu gibi kokmaya başladı. Koku telaşla bir an önce kurumaya çalışıyor. Kurudukça gözümde görkemini yitirdi. Kuru paçuli devreye girerken kakule daha da inatla yükseldi. Gözlerim kararana kadar kendimi zorlayarak koklamayı denediğimde çok hafif bir erkeksi menekşe ve karanfil sezinledim. İlk on dakika bende böyle...

Orta notalara gelindiğinde, açılışın sonlarında çok hafif tarçın kokusu almış, emin olmadığım için yazmamıştım. Orta notalarda çok daha belirginleşti. Bu kadar acı-tuzlu bir kokuya tarçın denemesi ilginç olmuş. Şu anda aldığım kuru karanfil çekirdeğinin emildiğinde ağızda bıraktığı kumlu tat. Kehribar kokusu alıyorum. Belki altlardan gelen amber var ama sanırım baz notasında kendini gösterecek, o burası için tasarlanmamış! Yoğun karabiber kokusu. Teri karabiberli kokan birisinin kokusu gibi. Açılışı zevk için kullanılabilecek parfümün ortaları kabusa dönüştü. Gurme bir koku, tamam anlıyorum ama zor anlar yaşatır. Parfüm üçüncü saatte ilginç bir karaktere büründü. Yakından kokladığınızda rahatsız edici bir karabiber alırken, uzaktan gelen kokusunda yumuşak ve ıslak bir tarçınlı sedir kokusu alıyorsunuz. Saman kokusu çok hoş. Ama ben bunu listeye bakmadan bulamadım. Bir çok burun da bulamazdı. Daha önce de söylediğim gibi: Bilinen elementler dışında kullanılan notaları bilmek neredeyse imkansızdır.

Sonlara gelindiğinde yırtılmış gül yaprağı kokusu. Üstüne basılmış, ezilmiş çimen. Liste halinde baz notalarda yazılı olan kokuların çoğu orta notalara dağılmış durumda. Koku genelde sert ve erkeksi. Kadın kullanımına kesinlikle uygun değil. Hatta erkek kullanımına bile acı kalabilir. Çiçeksi ya da hayvansal bir yanı yok. Belki biraz odunsu ve tütsülü. Tarçının adını duyunca sakın muhallebiye benzediğini düşünmeyin. Karabiberli salça tahakkümünde seyreden bir koku. Ancak eşsiz bir deneyim için kullanabilirim. Dışarıdaki hayatta üstüme sıkabileceğim bir koku değil, gene de kompozisyonu başarılı!
Pozitif:
1) Mükemmel bir biber salçası kokusu deneyimi.
2) Kalıcılığı yüksek.
3) Elementler çok saf ve gerçekçi.

Negatif:
1) Babaannenizin köy evinin damına kış için serdiği bir tepsi biber salçası kokusuyla gece kulübüne girdiğinizde, mekandakilerin sizde s*ke sürülecek kadar bile akıl olmadığı kanısına varmasıyla son bulabilir gece.
Notalar:
Üst: Kakule, Hindistan cevizi, Tarçın.
Kalp: Sardunya, Saman, Kişniş, Gül, Sedir.
Baz: Bal, Labdanum reçinesi, Sandal ağacı, Karabiber, Storax reçinesi, Tütsü.
Tip: Gurme, Baharatlı, Oryantal, Odunsu.
Cinsi: Unisex
Üretim: Yeni Formül
Çıkış Yılı: 1994

Koku rengi: Bordo
Referans: Biber Salçası
Konsantrasyon: Eau de Parfum
Parfümör: Mark Buxton
Doktrin: "Eskiden bu hayatta en kötü şeyin yapayalnız kalmak olduğunu düşünürdüm. Hayır, değil. Hayattaki en kötü şey, seni yalnız hissettiren insanların arasında kalmak." - World's Greatest Dad

2 yorum:

  1. o çekingen çocuğun bu cesur yazıyı yazması da ayrı bir ironi. öz eleştiri genelde bu derece olmaz, çarpıcı! çoğu yazıda, hiç duymadığım veya kullanmadığımı farkettiğim yeni kelimeleri öğreniyor ve hatırlıyorum . parfümün kokusu burnuma geldi hikayesiyle birlikte

    YanıtlaSil
  2. "Oğlanlar gibi" kokmak istemem, biber salçası gibi de... Ama böyle bir hikayeciyi hep okumak isterim. Duyarlı, duyargaları açık. Samimi, uçuk kaçık. Komik, empatik.

    Zayıf olan derslerden birinin Türkçe olmadığı kesin... Ya da o öğretmen halt etmiş... Ya da o öğrenci o günden bugüne çok yol katetmiş. Bravo! Yazmaya devam ediniz lütfen.

    Onca güzel cümle içinde birisi var ki aklımda yer edişi başka: "Yaşadığı zorluğu hissetmeye çalıştığımı hissetmiş olabilir mi?" Duygu kevgiri.

    YanıtlaSil